Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı hüküm davacı vekili ile davalı tarafından temyiz edilmiş, davacı vekili tarafından duruşma istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen günde davacı vekili Avukat.... Temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan davacı avukatı ile davalı asil dinlendikten sonra vaktin darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması başka güne bırakılmıştı. Bu kere dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği konuşulup düşünüldü:
- K A R A R -
Dava, iş bedelinin ödenmeyen kısmının tahsili için başlatılan icra takibinin davalı iş sahibinin itirazı üzerine durması nedeniyle itirazın iptâli, icra takibin devamı, icra inkâr tazminatı istemleriyle açılmış, mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, karar taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre tarafların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Taraflar arasında yazılı sözleşme bulunmadığı gibi, taraflar yapılan işin bedeli konusunda da anlaşamamaktadır. Bu durumda iş bedelinin BK’nın 366. maddesi uyarınca bilirkişi aracılığıyla yapıldığı yıl serbest mahalli piyasa rayiçlerine göre hesaplanması gerekir. Dosyada alınan 07.12.2006 tarihli bilirkişi raporunda BK’nın 366. maddesine uygun şekilde iş bedeli 13.350,00 TL olarak hesaplanmıştır. Davalı iş sahibinin ispatlanan ve davacı tarafça kabul edilen ödeme miktarı ise 9.100,00 TL’dir. Yapılan iş bedelinden ödeme miktarı düşüldüğünde, davacı yüklenicinin ödenmeyen iş bedeli alacağı 4.250,00 TL olarak bulunmaktadır. Mahkemece bu miktar üzerinden itirazın iptâline ve icra takibinin devamına karar verilmesi gerekirken, yapılan işin bedeli bilirkişi raporunun aksine 12.000,00 TL kabul edilmek suretiyle yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamıştır.
3-Davacı yüklenici, icra takibinde 496,07 TL işlemiş faiz isteminde de bulunmuştur. Davacı vekilinin delil listesinde delil olarak dayandığı Kartal 5. Noterliği’nin 30.03.2005 tarih, 9340 yevmiye nolu ihtarnamesi dosyada bulunmamaktadır. Bu ihtarname davalıya tebliğ edilmişse, ihtarnamenin tebliğ tarihi ve ihtarname içeriğine göre oluşacak temerrüt tarihinden, icra takip tarihine kadar geçen süre içerisinde hesaplattırılacak işlemiş faiz miktarı
yönünden de itirazın iptâline karar verilmesi gerekir. Mahkemece delil olarak bildirilen ihtarname dosya içerisine getirtilmeden ve yukarıda açıklanan şekilde araştırma yapılmadan, işlemiş faiz isteminin reddine karar verilmesi de yerinde görülmemiştir.
4-İİK’nın 67/II. maddesi gereğince icra inkâr tazminatının karar altına alınabilmesi için davalı borçlunun icra takibine itirazında haksız olması gerekir. Likit bir alacağın sözkonusu olmadığı, bilirkişi raporuyla sonuca varıldığı durumlarda davalı borçlu icra takibine itirazında haksız sayılamaz. Somut olayda da, uyuşmazlık bilirkişi raporu doğrultusunda çözümlendiğine ve iş bedeli bilirkişi raporuyla belirlendiğine göre, davacının şartları oluşmayan icra inkâr tazminatı isteminin reddine karar verilmesi gerekirken, icra inkâr tazminatı isteminin kabul edilerek hüküm kurulması da hatalı olmuştur.
Kararın bu nedenlerle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1. bendde açıklanan nedenlerle tarafların sair temyiz itirazlarının reddine, kararın 2 ve 3. bentler uyarınca davacı yüklenici, 4. bent uyarınca davalı iş sahibi yararına BOZULMASINA, 750,00 TL vekâlet ücretinin davalıdan alınarak Yargıtay’daki duruşmada, vekille temsil olunan davacıya verilmesine, davalı Yargıtay’daki duruşmada vekille temsil olunmadığından yararına vekâlet ücreti takdirine yer olmadığına, fazla alınan temyiz peşin harçlarının istek halinde temyiz eden taraflara geri verilmesine, 04.02.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.