Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı bozmaya uyularak verilen hükmün temyizen tetkiki taraf vekillerince istenmiş ve temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
- K A R A R -
Davada; 31.12.2002 tarihine kadar sözleşme kapsamında işlem yapıldığı, bundan sonra davacı yüklenicinin sözleşme imzalanmadan işe devam ettirildiği ancak bedelinin eksik ödendiği ileri sürülerek 600.000,00 TL’nin davalıdan tahsili talep edilmiş, mahkemece davanın reddine dair verilen ilk kararın davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine bozmaya uyularak alınan asıl ve ek bilirkişi raporunda gösterilen 600.000,00 TL’nin yasal faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmiş, verilen karar taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle davanın açıldığı tarih itibariyle dava dilekçesinde oran gösterilmeksizin reeskont faizi talep edilmiş ve o tarih itibariyle yasal faizin reeskont oranında uygulanması sebebiyle avans faizi istenmesi mümkün iken istenmeyip yasal faiz talep edildiğinin kabulünün gerekmesine göre davacının faiz oranı ve başlangıcına yönelik temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
2-Davalının temyiz itirazlarına gelince;
Yukarıda da açıklandığı gibi taraflar arasında imzalanan sözleşme 31.12.2002 tarihi itibariyle sona ermiş, bu dönemden sonra davacıyla yeni bir sözleşme imzalanmadan imalât yaptırılmıştır. Davada, bu dönemde gerçekleştirilen imalâtın eksik ödendiği ileri sürülerek talepte bulunulmuştur. Dosya kapsamına ve sözleşmesine göre davacı sözleşme kapsamı dışında kalan işlerin %30’unu sözleşme fiyatları ile ve fiyat farkı almadan yapmak zorundadır. Bunun dışında yapılmış işler varsa bunların bedeli BK’nın 410 ve devamı maddeleri uyarınca vekâletsiz iş görme hükümleri dairesinde yapıldıkları tarihlerdeki mahalli rayiçlerden talep edilebilecektir. Bozma ilâmında bu doğrultu da hesaplama yapılıp davacı alacağının saptanması gereğine değinilmiş olmasına rağmen, hükme esas alınan bilirkişi raporu bozmada belirtilen hususları açıklayıcı nitelikte olmadığı gibi denetime de elverişli
bulunmamaktadır. Bu nedenle yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak hüküm kurulması yerinde olmadığından mahkemece yeniden oluşturulacak bilirkişi kurulundan hükmüne uyulan bozma ilâmı uyarınca inceleme yaptırılıp davacı alacağının hesap ettirilmesi, yapılan ödemeler gözetilip varsa davacı alacağına hükmedilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bozulması uygun görülmüştür.
SONUÇ: Yukarıda (1.) bendde yazılı nedenlerle davacının temyiz itirazlarının reddine, (2.) bent uyarınca kabulüyle hükmün temyiz eden davalı yararına BOZULMASINA, aşağıda yazılı bakiye 8,25 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, fazla alınan temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine, 05.02.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.