Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki taraf vekillerince istenmiş ve temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
- K A R A R -
Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan menfi tespit istemine ilişkin olup, mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen karar taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre taraf vekillerinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
2-Davalı alt yüklenici ile davacı yüklenici arasında, granit mermer yapımı konusunda sözlü sözleşme ilişkisi kurulduğu hususunda yanlar arasında çekişme bulunmamaktadır. Davalı alt yüklenici anılan akdî ilişkiden dolayı davacı yükleniciye hitaben 25.11.2005 ve 01.02.2006 tarihli faturaları düzenlemiş, bu fatura bedellerinden de ödenmediğinden bahisle 7.220,00 TL asıl alacak ve 235,84 TL işlemiş faiz tutarının tahsili için icra takibine başlamış, itiraz edilmemesi üzerine ise icra takibi kesinleşmiş, davacı yüklenici tarafından da, icra takibinde talep konusu yapılan asıl alacak ve işlemiş faiz miktarının toplamı üzerinden menfi tespit talepli iş bu dava açılmıştır.
Yargılama sırasında alınan bilirkişi raporlarıyla davalı alt yüklenici tarafından yapılan imalâtın değeri 14.164,34 TL olarak saptanmış, 9.000,00 TL ödeme tutarı bundan mahsup edildikten sonra davalının bakiye 5.164,34 TL alacağının kaldığı, dolayısıyla ancak bu miktar üzerinden icra takibine geçmekte haklı olduğu belirlenmiştir. Bu itibarla takipte talep edilen 7.220,00 TL ile 5.164,34 TL arasındaki 2.055,66 TL kadar menfi tespit isteminin kabulü ile davacının bu miktar kadar borçlu olmadığının tespitine karar verilmesi gerekirken, davanın menfi tespit davası olduğu noktası gözden kaçırılarak, borçlu olduğu miktarın tespitine karar verilmesi yerinde bulunmamıştır.
Öte yandan, sözleşme ilişkisinden doğan bir alacağa temerrüt faizi yürütülebilmesi için, ya taraflar arasında kararlaştırılmış, borcun ödeneceği tarihi belirleyen kesin bir vadenin bulunması, ya da borçlunun BK’nın 101. maddesine uygun şekilde alacaklı tarafından gönderilecek bir ihtarname ile temerrüde düşürülmesi zorunludur. Somut uyuşmazlıkta taraflar arasında kararlaştırılmış, borcun ödeneceği tarihi kat’i şekilde belirleyen bir vade
bulunmadığı gibi, dosya kapsamında borçlunun takip tarihinden önce temerrüde düşürüldüğünü gösterir herhangi bir kanıt da bulunmamaktadır. Bu nedenle ancak icra takip tarihi itibariyle temerrüt faizinin başlatılabileceğinin kabulü gerekir. O halde takip tarihinden önceki dönem için talep edilen işlemiş faiz tutarı konusunda menfi tespit talebinin kabulüne karar verilmesi yerine yazılı şekilde işlemiş faize hükmedilmesi doğru olmadığı gibi, talep olmadığı halde takip tarihi ile dava tarihi arası için işlemiş faiz hesabı yapılarak miktarının karar yerinde gösterilmesi de hatalı görülmüştür.
Davacı yanın istemi üzerine, mahkemece 21.12.2006 tarihinde icra veznesindeki paranın dava sonuna kadar davalı alacaklıya ödenmemesi için ihtiyati tedbir kararı verilmiş ve bu karar icra dairesince uygulanmıştır. Davacı yukarıda ifade edildiği üzere isteminde 5.164,34 TL tutarında haksız çıkmış, yani davalı alacaklının bu miktarda takip yapmakta haklı olduğu anlaşılmış, fakat anılan tutarın verilen ihtiyati tedbir kararı dolayısıyla alacaklıya ödenmesi gecikmiştir. Bu durumda İİK’nın 72/IV. maddesi uyarınca 5.164,34 TL üzerinden, hükmün kesinleşmesi halinde tahsil edilmek üzere davalı alacaklı lehine %40 tazminata hükmedilmesi gerekirken bu hususta karar verilmemesi de usul ve yasaya aykırı olmuştur.
Açıklanan sebeplerle karar bozulmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda (1.) bendde açıklanan nedenlerle tarafların diğer temyiz itirazlarının reddine, (2.) bent uyarınca hükmün temyiz eden tarafların yararına BOZULMASINA, fazla alınan temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden taraflara geri verilmesine, 08.02.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.