(818 S. K. m. 158)
Dava: Yukarıda gün ve numarası yazılı hükmün duruşmalı olarak temyizen incelenmesi davalılar vekili tarafından istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen günde davacı vekili Avukat Hasan Kepenek ile davalı S. Ö. vekili Avukat Mustafa Adıgüzel ile davalı S. Ö. vekili Avukat Senem Yıldız Öztürk geldi. Temyiz dilekçesinin süresi içerisinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan taraflar avukatları dinlendikten sonra vaktin darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması başka güne bırakılmıştı. Bu kere dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Dava, ceza koşulu alacağı ile kar kaybından kaynaklanan maddi tazminatın tahsili istemlerine ait olup; davacının ıslah talebi de dikkate alınmak suretiyle, davanın kabulüne ve 84.478,54 TL'nin dava gününden itibaren kanuni faizi ile birlikte davalılardan tahsiline dair mahkemece verilen karar, davalılar vekillerince temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalılar vekillerinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Davacı vekili, Ankara Yenimahalle Çiğdemtepe Mahallesinde bulunan ve 41932 ada, (7) parsel s. tapulu taşınmazın maliki S. Ö. ile Altındağ 4. Noterliği'nce doğrudan düzenlenen 12.03.2004 gün ve 05188 yevmiye numaralı; aynı ada (8) parsel s. tapulu taşınmazın maliki davalı S. Ö. ile de aynı Noterlikçe doğrudan düzenlenen 11.05.2004 gün ve 10154 yevmiye numaralı Arsa Payı Karşılığı İnşaat Sözleşmeleri yapıldığını; davacı şirketin yüklenici, davalıların ise arsa sahipleri olduklarını; ancak, davalıların kusurlu olarak sözleşmeden döndüklerini ileri sürerek, 11.05.2004 günlü sözleşmenin 6. maddesi gereğince, 58.740,00 TL ceza şartı alacağının ve 1.260,00 TL kar kaybından kaynaklanan maddi tazminatın davalılardan tahsiline karar verilmesini istemiştir. Davalı taraf ise, yüklenici davacının sözleşmelere aykırı davranarak öncelikli edimlerini ifa etmediğini ve bu kapsamda süresinde inşaat ruhsatı almadığını ve sözleşmenin feshinde davacı şirketin tamamen kusurlu olduğunu savunarak davanın reddini talep etmişlerdir.
Az yukarda belirtilen (7) parsel s. tapulu taşınmazın maliki Selami Özdemir ile davacı şirket arasında 12.03.2004 günlü Arsa Payı Karşılığı İnşaat Sözleşmesi yapılmış ise de; (8) parsel s. tapulu taşınmaz ile (7) parsel s. tapulu taşınmazın tevhidi ile oluşacak parsele inşaat yapımına ait 11.05.2004 günlü Arsa Payı Karşılığı İnşaat Sözleşmesini her iki arsa sahibi davalılar ile davacı yüklenici imzalamışlardır. Bu sözleşmenin 6. maddesi hükmü Taraflardan herhangi biri sözleşmeden kısmen ya da tamamen caydıkları veya sözleşmeyi ihlal ettikleri takdirde kusurlu taraf, sair tarafa işbu sözleşmede yazılı arsanın emlak beyan değeri kadar para ile müteahhit tarafın o ana kadar yapmış olduğu belgeli masrafların üç katı kadar parayı toplam olarak, yasal faizleriyle birlikte cezai şart bedeli olarak ödeyeceklerdir. içeriklidir. Yanlar arasındaki sözleşmenin bu hükmü, Borçlar Kanunu'nun 158/son maddesi hükmü gereğince dönme cezası niteliğindeki ceza koşulunu düzenlemektedir.
Mahkemece, yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucu sunulan 14.02.2008 günlü bilirkişi kurulu raporunda; davacının fiilen yapmış olduğu masrafın 17.992,54 TL olduğu, sözleşmenin 6. maddesi gereğince belirtilen masraf tutarının iki katı alınarak ceza şartı alacağının 36.984,71 TL bulunduğu ve cezai şartı aşan kar kaybının ise 29.521,29 TL olduğu açıklanmış ve davacı vekilince, bu bilirkişi kurulu raporu esas alınarak 29.04.2008 günlü ıslah dilekçesi ile 24.478,54 TL ilave tazminatın da tahsili talep edilmiştir. Mahkemece de 14.02.2008 tarihli bilirkişi kurulu raporu hükme dayanak alınmıştır.
11.05.2004 günlü Arsa Payı Karşılığı İnşaat Sözleşmesinin 6. maddesinde; yanlarca kararlaştırılan ceza koşulu, yukarda açıklandığı üzere, Borçlar Kanunu'nun 158/son maddesi hükmü gereğince, dönme cezası niteliğindedir. Dönme cezası ile, sözleşmeden dönülmesinde kusuru olmayan tarafın, meydana gelen bütün zararlarının karşılanması amaçlanmıştır. Dönme cezası, olumlu zararlardan olan kar mahrumiyetini de içine alır. Cezanın istenebilmesi için karşı tarafın, ifadan vazgeçtiğinin ve sözleşmenin fesih olunduğunun davacı tarafından kanuni delillerle kanıtlaması zorunludur. Dosya kapsamındaki bütün deliller, bilirkişi raporları ve tarafların bildirimleri değerlendirildiğinde; davalıların Arsa Payı Karşılığı İnşaat Sözleşmesinden haksız olarak döndükleri ve davacının kusurunun bulunmadığı sonucuna varılmaktadır. O halde, davacı yüklenici, sözleşmenin 6. maddesi hükmüne uygun biçimde hakettiği dönme cezası tutarını davalılardan isteyebilir. Ne var ki, hükme dayanak alınan bilirkişi raporunda; davacı tarafından yapılan 17.992,54 TL masrafın iki katı hesaplanmış ve sözleşme konusu arsa bedelinin 1.000,00 TL olduğu kabul edilerek, masraf tutarına ilave edilmiş ve ceza koşulu alacağının 36.984,71 TL olduğu açıklanmıştır. Davacı vekilince, bu bilirkişi raporu kabul edildiğinden ceza koşulunun tutarına yönelik olarak davalılar yararına kazanılmış hak oluşmuştur. Açıklanan bütün bu hukuksal sebeplerle, 36.984,71 TL ceza koşulunun davalılardan tahsiline ve fazlaya ait istemin reddine karar verilmesi gerekirken mahkemece, yazılı biçimde karar verilmesi doğru olmamış ve kararın davalılar yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda (1.) bendde belirtilen sebeplerle davalılar vekillerinin diğer temyiz itirazlarının reddine; (2.) bendde açıklanan nedenlerle sair temyiz itirazlarının kabulüne ve kararın davalılar yararına BOZULMASINA, Yargıtay duruşmasında davalılar vekille temsil edildiğinden 750,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine, fazla alınan temyiz peşin harcının istem halinde temyiz eden davalılara geri verilmesine, 23.02.2010 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy