(2004 S. K. m. 67)
Dava ve Karar: Yukarıda gün ve numarası yazılı hükmün duruşmalı olarak temyizen incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen günde davacı vekili Avukat Zekai Sana geldi. Davalı vekili gelmedi. Temyiz dilekçesinin süresi içerisinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan davacı avukatı dinlendikten sonra vaktin darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması başka güne bırakılmıştı. Bu kere dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği konuşulup düşünüldü:
Dava, iş bedelinin ödenmeyen kısmının tahsili istemiyle başlatılan icra takibinin davalı şirketin itirazı üzerine durması sebebiyle itirazın iptali, icra takibinin devamı istemleriyle açılmış, mahkemece davanın reddine karar verilmiş, karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı şirket vekili Ankara 29. İcra Müdürlüğünün 2007/1678 s. takip dosyasına verdiği takip talebinde, işlemiş faiz de dahil olmak üzere ödenmeyen iş bedelini 80.260 USD olarak göstermiş, bu miktarın Türk Lirası karşılığının da 111.561,00 TL olduğunu bildirmiştir. Davalı borçlu şirket vekili itiraz dilekçesinde müvekkili şirketin kayıtlarına göre görünen borç miktarının 11.640,39 TL olduğunu, ancak müvekkili şirkete işin yüklenicisi Nurol-Mesa Ortak Girişimi tarafından ödeme yapılmadığı için davacı şirketin alacağının da muaccel olmadığını savunmuştur.
Dosyada bulunan işin yüklenicisi Nurol-Mesa Ortak Girişimi ile davalı taşeron Akfen Anonim Şirketi arasında imzalanan 24.01.1997 günlü sözleşmenin 8. maddesinde ödemeler aylık hakedişler halinde Nurol-Mesa hakedişinin onay gününden itibaren 30 tarih içerisinde ve Nurol-Mesanın parayı tahsil edişinden sonra en geç 3 tarih içerisinde ödenmek şartıyla yapılacaktır. düzenlemesine yer verilmiştir. Taraflar arasındaki 03.02.1997 günlü sözleşmenin 2. maddesinde 24.01.1997 günlü sözleşmedeki anlaşma muhtırası ve zeyilnamelerin sözleşmenin eki olduğu belirtilmiştir. Davalı şirket vekili davacı şirkete olan borç miktarını kendi yönlerinden icra dosyasına verdiği itiraz dilekçesinde açıklamakla birlikte, kendilerine ödeme yapılmadığı için borcun muaccel hale gelmediğini savunmuştur.
Mahkemece alınan bilirkişi raporu ve ek raporu doğrultusunda davalı şirkete ödeme yapılmadığı ve alt taşeron davacı şirketin alacağının muaccel hale gelmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık yüklenici Nurol-Mesa Ortak Girişimi tarafından davalı şirkete bu davaya konu teşkil eden alacağın ödenip ödenmediği ve miktarı konularındadır. Gerçekten davalı şirket davacı şirkete ödeme yapması için işin yüklenicisi Nurol-Mesa Ortak Girişiminden alacağını tahsil etmesine bağlıdır. Mahkemece davalı şirketin alacağını dava dışı yüklenici şirketten tahsil edip etmediği konusunda herhangi bir araştırma yapılmamış, bilirkişilerden bu konuda rapor alınmamıştır. Davalı şirket vekili yüklenici şirketten iş bedelinin tahsil edilmediğini savunurken, davacı şirket vekili bunun doğru olmadığını, bu konunun araştırılması gerektiğini beyan etmektedir.
Davalı şirketin dava dışı yüklenici şirketten alacağını tahsil edip etmediği konusunda taraflar arasında anlaşma bulunmadığı gözden kaçırılarak, bu alacağın davalı şirket tarafından dava dışı yüklenici şirketten tahsil edilmediği konusunda taraflar arasında uyuşmazlık yokmuş gibi değerlendirme yapılarak ve bu konuda herhangi bir araştırma yapılmaksızın yazılı biçimde davanın reddine karar verilmesi doğru olmamıştır.
Yapılacak iş, davalı şirketin alt taşeron davacı şirketin yaptığı iş ile ilgili alacağını dava dışı yüklenici şirketten tahsil edip etmediği konularının, dava dışı yüklenici Nurol-Mesa Ortak Girişimi ile iş sahibi TBMMden araştırılmasından, bu konularda oluşturulacak uzman bilirkişi kurulundan dava dışı Nurol-Mesa Ortak Girişimine ilişkin defterleri de incelenmek suretiyle rapor alınmasından, davaya konu teşkil eden miktarın davalı şirkete ödenip ödenmediğinin açık biçimde belirlenmesinden, bu miktarın davalı şirkete ödenmediği sonucuna varılırsa davanın reddedilmesinden, davalı şirkete ödendiği anlaşılırsa, taraflar arasındaki miktara yönelik uyuşmazlık da çözümlenmek suretiyle sonucuna göre değerlendirme yapılıp hüküm oluşturulmasından ibarettir.
Kararın bu sebeplerle bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan sebeplerle kararın davacı alt taşeron şirket yararına BOZULMASINA, 750,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalı şirketten alınarak, Yargıtay duruşmasında vekille temsil edilen davacı şirkete verilmesine, fazla alınan temyiz peşin harcının istem halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine, 23.02.2010 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy