(818 S. K. m. 108, 126, 128)
Dava: Hükmün temyizen tetkiki taraf vekillerince istenmiş ve temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu, gereği konuşulup düşünüldü.
Karar: Davacı yükleniciler asıl davalarında taraflar arasında düzenlenen arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin feshi nedeniyle yaptıkları imalat ve arsa sahibi yararına gerçekleştirdikleri diğer işlerin bedelini, birleşen davalarında da bir kısım istek kalemlerine ait fazla haklarının tahsilini talep etmişler, davalı arsa sahibi; davanın reddini savunmuş, mahkemece; asıl davanın kısmen kabulüne, birleşen davanın ise zamanaşımı nedeniyle reddine dair verilen karar taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre taraf vekillerinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
2- Davacı yüklenicilerin diğer temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Taraflar arasında eser sözleşmelerinin kendine özgü bir türü olan 11.10.1996 asıl, 16.04.1997 ve 14.05.1997 günlü ek arsa payı karşılığı inşaat sözleşmelerinin düzenlendiği ve tüm bu sözleşmelerin arsa sahibinin istemi üzerine Bakırköy Asliye 5. Hukuk Mahkemesi'nin 29.09.2003 tarih 2001/1 E., 2003/1023 K. sayılı ilam ile feshine karar verildiği ve işbu kararın 03.06.2005 tarihinde kesinleştiği hususları çekişmesizdir.
Bilindiği üzere arsa payı karşılığı inşaat sözleşmelerinin tek taraflı ihbarla feshedilmeleri mümkün olmayıp, ancak taraf iradelerinin birleşmeleri üzerine, aksi takdirde ise arsa payı devri taahhüdü içermeleri nedeniyle ancak mahkeme kararı ile feshedilebilmeleri mümkün bulunmaktadır. Nitekim somut olayda da, tarafların fesih konusunda anlaşamamaları nedeniyle mahkemece sözleşmeye son verilmiş, davacı yükleniciler de bundan dolayı BK'nun 108. maddesindeki haklarını kullanarak yaptıkları işler nedeniyle davalı malvarlığında kalan bir takım işlerin bedelini istemişlerdir.
BK'nun 126/IV. maddesi uyarınca eser sözleşmelerinde zamanaşımı süresi kural olarak 5 yıldır. Bu sürenin başlangıcı ise BK'nun 128. maddesinde öngörülen genel hükümden hareketle alacağın muaccel olduğu tarihtir. Dava konusu istek kalemlerinin muaccel olduğu, bir başka ifadeyle istenebilir hale geldikleri tarih ise yanlar arasındaki sözleşmenin feshinin kesinleştiği 03.06.2005 tarihidir. Bu durumda 03.06.2005 ila birleşen davanın açıldığı 03.10.2007 tarihi arasında 5 yıllık zamanaşımı süresi henüz dolmamışken birleşen davanın zamanaşımı süresinin geçtiğinden bahisle reddi yasaya aykırı olmuştur.
Bunun yanında davadaki istek kalemlerinin, uzun süredir istikrarlı şekilde uygulana gelen Yargıtay içtihatları gereğince feshin kesinleştiği tarihte mevcut serbest piyasa rayiçleri ile değerlerinin tespit edilerek ve taleple bağlılık ilkesi göz ardı edilmeden hüküm altına alınmaları yerine fesih davasına ait dava dilekçesinin tebliğ tarihi esas alınarak yaptırılan hesaba itibar edilip karar verilmesi de doğru olmamıştır.
3- Davalı arsa sahibinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; asıl davada aynı hukuki sebeple davacı yükleniciler lehine birlikte tahsile karar verildiği halde kabul edilen toplam tutar üzerinden davalı aleyhine tek vekalet ücretine hükmedilmesi yerine kabulüne karar verilen tutarın ikiye bölünerek her bir davacı yararına ayrı ayrı vekalet ücreti hesabı yapılması, buna ilaveten birleşen davada da zamanaşımı davanın dinlenebilmesi için bir ön koşul olmamasına rağmen davalı lehine nisbi vekalet ücreti takdiri gerekirken maktu vekalet ücretine hükmedilmesi kabule göre yerinde görülmemiştir.
İzah edilen sebeplerle yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olmuş, bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle taraf vekillerinin diğer temyiz itirazlarının reddine, kararın 2. bent uyarınca davacılar, 3. bent uyarınca da davalı yararına bozulmasına, ödedikleri temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden taraflara geri verilmesine, 20.04.2011 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy