Mahkemesi:Ticaret Mahkemesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davacı-k.davalı ... Kooperatifi vekili tarafından istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen günde davacı-k.davalı vekili Avukat ... ile davalı-k.davacı vekili Avukat ... geldi. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan taraflar avukatları dinlendikten sonra vaktin darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması başka güne bırakılmıştı. Bu kere dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği konuşulup düşünüldü:
K A R A R -
Dava, ödenen iş bedelinin iadesi, yüklenici şirket tarafından açılan karşı dava; ödenmeyen imalât bedelinin tahsili, yüklenici şirket tarafından açılan birleşen dava; sözleşmenin 11. maddesine göre gecikme cezası (faizi)'nin tahsili istemlerine ilişkin olup, mahkemece iş sahibi kooperatif tarafından açılan davanın reddine, yüklenici şirket tarafından açılan karşı davanın kabulüne, yüklenici şirket tarafından açılan birleşen davanın reddine karar verilmiş, karar iş sahibi kooperatif vekili tarafından temyiz edilmiştir. Taraflar arasındaki 17.12.1992 tarihli “inşaat Taahhüt Sözleşmesi” başlıklı sözleşmenin 1. maddesinde, inşaatın belediyece verilecek imar durumuna, tasdik ettirilecek projeye ve bu sözleşme hükümlerine uygun olarak yüklenici şirket tarafından yapılacağı düzenlemesine yer verilmiştir. Sözleşmedeki düzenleme dışında, proje yapıldıktan ve inşaat ruhsatı alındıktan sonra yükleniciler tarafından işe başlanması, proje ve imar durumuna ve ruhsata uygun imalât yapılması İmar Kanunu gereğidir. İmar Kanunu'ndaki bu düzenlemeler kamu düzenine ilişkin olduğundan mahkemelerce re'sen dikkate alınması zorunludur. Ruhsat alınmadan veya ruhsat alınsa dahi, projesine ve imar durumuna ve ruhsata aykırı yapılan inşaatlar kaçak inşaat niteliğinde olup ekonomik değer taşımazlar.Somut olayda; yüklenici şirket tarafından sözleşmenin 1. maddesine ve İmar Kanunu hükümlerine aykırı olarak ruhsat alınmaksızın inşaatların başlatıldığı, dosyada bulunan belediye yazılarından daha sonra da inşaat ruhsatı alınmadığı, inşaatlar hakkında belediyenin mühürleme ve yıkım kararları bulunduğu anlaşılmaktadır. Bu durumda yüklenici şirket tarafından yapılan inşaatların ekonomik değer taşıdığından sözedilmez. Mahkemece bu konu üzerinde durulmadan, yüklenici şirkete inşaat ruhsatı alıp, inşatları ruhsata, projesine ve imar durumuna uygun hale getirmesi için süre ve yetki verilmeden yazılı şekilde yüklenici şirketin imalât bedeli istemine ilişkin davasının kabulüne karar verilmesi doğru olmamıştır. Yapılacak iş; yukarıda açıklandığı şekilde, yüklenici şirkete inşaatların ruhsat alınıp projesine ve imar durumuna uygun hale getirilmesi için süre ve yetki verilmesinden, inşaatlar yasal hale getirtilip, ekonomik değer kazanıp kazanmamasına göre taraflarca açılan ödenen iş bedelinin iadesi ve fazla iş bedelinin tahsili davalarının değerlendirilip sonucuna göre hüküm kurulmasından ibarettir.Taraflar arasındaki sözleşmenin 3. maddesinde imalât bedellerinin yapıldığı yıl Bayındırlık Birim Fiyatları ve %15 KDV esası üzerinden ödenmesi kararlaştırıldığı halde, yüklenici şirketin ödenmeyen imalât bedeli olarak, tüm imalâtlar yönünden 2000 yılı fiyatlarına göre hesaplama yapan bilirkişi raporu dikkate alınarak hüküm kurulması da kabule şekline göre bozma nedenidir. Kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir. SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle kararın iş sahibi kooperatif yararına BOZULMASINA, 825,00 TL duruşma vekâlet ücretinin yüklenici şirketten alınarak Yargıtay duruşmasında vekille temsil olunan davacı iş sahibi şirkete verilmesine, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davacı-k.davalı ... Kooperatifi'ne geri verilmesine, 02.11.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.