Mahkemesi :Asliye Hukuk Hakimliği
Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davalı vekili tarafından istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen günde davacı vekili Avukat ... ile davalı vekili Avukat ... geldi. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan taraflar avukatları dinlendikten sonra vaktin darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması başka güne bırakılmıştı. Bu kere dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği konuşulup düşünüldü:
K A R A R -
Davalar, arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinden kaynaklanan tapu iptâli ve tescil istemine ilişkin olup, mahkemece kabule dair verilen karar davalı vekilince temyiz edilmiştir.Taraflar arasında düzenlenen 20.02.1997 günlü düzenleme şeklinde gayrimenkul satış vaadi kat karşılığı inşaat sözleşmesinin kapsamı çekişme konusu olmayıp, davacı; yüklenici, davalı ise arsa sahibidir.Asıl ve birleşen davalarda yüklenici sözleşme ile yüklendiği edimlerini yerine getirdiğini ileri sürerek kendisine isabet eden bağımsız bölümlerin tescilini istemiş, mahkemece de istemin kabulü yönünde hüküm kurulmuştur. Ne var ki, yargılama sırasında alınan 05.09.2008 günlü ek bilirkişi kurulu raporunda dava konusu yapının gerek yatay, gerekse de düşey yönde yapılan büyütmeler ile ilâve kat (teras-çekme) ve eksik kat (2. bodrum) ve dolayısıyla fazla yapılan bölümler itibariyle tamamen sözleşme, proje, ruhsat ve eklerine aykırı şekilde inşa edildiği, halihazır durumu itibariyle kaçak yapı niteliğinde bulunduğu, keza ilgili belediyesince düzenlenen yapı tatil tutanaklarına istinaden belediye encümeni tarafından yapı hakkında yıkım ve para cezası kararlarının verildiği bildirilmiştir. İmar mevzuatı kamu düzeninden olup, mahkemece de re'sen dikkate alınması zorunludur. İmar mevzuatına aykırı bir yapının yasal hale getirilebilme imkânı bulunmadığı takdirde tapuya tescili de mümkün değildir. Bu durumda, mahkemece bilirkişi raporu doğrultusunda dava konusu inşaata yapı ruhsatı veren ... Belediye Başkanlığı'na inşaatın incelettirilip hukuki durumunun açıklattırılması ve imara aykırılık durumunun giderilip giderilemeyeceğinin, giderilebilecekse ne gibi işlemler yapılması gerektiğinin sorulması, imara aykırılıkların giderilebilme ihtimalinin bulunması halinde, davacı yükleniciye uygun süre verilerek aykırılıkların giderilmesinin sağlanması ve bilâhare sonucuna uygun bir hükme varılması, aksi takdirde yani imara uygun hale getirme imkânı bulunmadığı anlaşılırsa davanın reddi cihetine gidilmesi gerekirken değinilen hususlar incelenmeksizin eksik incelemeyle yazılı şekilde karar verilmesi yerinde görülmemiş, hükmün bozulması uygun bulunmuştur.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulüyle, hükmün temyiz eden davalı yararına BOZULMASINA, 825,00 TL duruşma vekâlet ücretinin davacıdan alınarak, Yargıtay duruşmasında vekille temsil olunan davalıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine, 03.11.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.