Mahkemesi :Asliye Hukuk Hakimliği
Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davacı vekili tarafından istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen günde davacı vekili Avukat Gülderen Şahin geldi. Davalı vekili gelmedi. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan davacı avukatı dinlendikten sonra vaktin darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması başka güne bırakılmıştı. Bu kere dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği konuşulup düşünüldü:
- K A R A R -
Dava ve birleşen dava; menfi zararın tazmini istemleriyle açılmış, mahkemece davanın reddine karar verilmiş, karar davacı Bakanlık adına Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
... ili, Merkez ... Karakol binası ve tesisleri inşaatı işinin yapımı davalı yüklenici tarafından üstlenilmiş, 23.11.2005 tarihinde sözleşme imzalanmıştır. İnşaat mahallinde 04.07.2006 tarihinde yapılan incelemede herhangi bir çalışma olmadığı, yüklenicinin ve işçilerinin işyerinde bulunmadığı tutanakla belirlenmiştir. Davacı iş sahibi idare tarafından işin hızlandırılması ve süresinde bitirilmesi için davalı yükleniciye 23.06.2006 ve 07.07.2006 tarihlerinde yazılar yazılmıştır. Davalı yüklenici idareye verdiği 10.07.2006 günlü dilekçe ile işi bütün hak ve vecibeleriyle ...'na devretmek istediğini bildirmiştir. Davacı idare tarafından davalı yükleniciye 04.08.2006 tarihinde ... 2. Noterliği kanalıyla ihtarname gönderilmiş, 10 gün içerisinde gerekli malzeme ve personelin temini ile çalışmaların hızlandırılması istenmiştir. İhtarnamenin yükleniciye 12.08.2006 tarihinde tebliğ edildiği anlaşılmaktadır. Davalı yüklenici idareye verdiği 21.08.2006 günlü cevabi yazıda tanınan 10 günlük süre içinde gerekli malzeme ve personelin temininin hızlandırıldığını, çalışma şartlarını oluşturduğunu bildirmiştir. İdare tarafından yükleniciye gönderilen 19.09.2006 günlü yazıda sözleşme hükümlerine uyulmadığı, iş programına göre gerekli ilerlemenin sağlanmadığı, işin sürüncemede bırakıldığı gerekçesiyle 14.09.2006 günlü Valilik oluruyla sözleşmenin feshedildiği bildirilmiştir. Fesih kabul tutanağının 06.10.2006 tarihinde düzenlendiği belirlenmiştir.
Davacı idare dava ve birleşen davada, haklı fesih sonucu menfi zararının tazminini istemektedir. İdarenin istediği menfi zarar iki ihale arasındaki fark nedeniyle uğradığı zarardır.
Mahkemece Kamu İhale Sözleşmeleri Kanunu'nun 20/a ve taraflar arasındaki sözleşmenin 26. maddesinde yazılı olan 20 günlük sürenin davalı yükleniciye verilmemiş olması nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir. Kamu İhale Sözleşmeleri Kanunu'nun 20/a maddesinde yükleniciye 20 günlük süre tanınmasından sözedilmiştir. Aynı hüküm taraflar arasındaki sözleşmenin 26. maddesinde yer almıştır. Davacı idare tarafından davalı yükleniciye gönderilen 04.08.2006 günlü ihtarnamade; 10 günlük süre tanınmış, davalı yüklenici de idareye yazdığı 21.08.2006 günlü cevabi yazıda 10 günlük süre içerisinde gerekli işlemlerin tamamlandığını, işin hızlandırıldığını bildirmiştir. Davalı yüklenici tarafından 04.08.2006 günlü ihtarnamede tanınan 10 günlük süreye itiraz edilmediği anlaşılmaktadır. Ayrıca iş süresine göre fesih tarihine kadar yüklenicinin yaptığı işin yeterli seviyede olmadığı da anlaşılmaktadır. İdare tarafından gönderilen 04.08.2006 tarihli ihtarnamenin yükleniciye tebliğ edildiği 12.08.2006 tarihinden itibaren bir aydan fazla süre geçtikten sonra 14.09.2006 tarihinde sözleşme feshedilmiş, davalı yüklenici tarafından işe devam edilmediği anlaşılmıştır. Bu durumda BK'nın 107. maddesindeki şartların da ayrıca oluştuğu sonucuna varılmaktadır. Davalı yüklenici tarafından işi bir başkasına devretmek istediği idareye bildirilmiştir. Bunların dışında Kamu İhale Sözleşmeleri Kanunu'nun 20/a maddesindeki 20 günlük süre, 20.11.2008 gün 5812 Sayılı Kanunun 34. maddesi ile en az 10 gün olarak değiştirilmiştir.
Bu durumda davacı idare yönünden haklı fesih şartlarının oluştuğu dikkate alınmaksızın yüklenici tarafından da itiraz edilmeyen 10 günlük sürenin sözleşmede kararlaştırılan ve Kanun'da yer alan 20 günlük süreden az olması ve 20 günlük süre tanınmadan sözleşmenin feshedilmiş bulunması nedeniyle davanın reddine karar verilmesi doğru olmamıştır.
Yapılacak iş; dava ve birleşen dava yönünden işin esası incelenerek sonucuna göre ayrı ayrı hüküm kurulmasından ibarettir.
Kararın bu nedenlerle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle kararın davacı iş sahibi idare yararına BOZULMASINA, 825,00 TL vekâlet ücretinin davalı yükleniciden alınarak, Yargıtay duruşmasında vekille temsil olunan davacı idareye verilmesine, 21.12.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy