Mahkemesi:Ticaret Mahkemesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davalı ... Sağlık Hizm. Mob. İnş. San.Tic.Ltd.Şti. vekili tarafından istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen günde davacı vekili gelmedi. Davalı ... Sağlık Hizm. Mob. İnş. San. Tic. Ltd.Şti. vekili Avukat ... geldi. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan davalı şirket vekili dinlendikten sonra vaktin darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması başka güne bırakılmıştı. Bu kere dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği konuşulup düşünüldü:
K A R A R -
Dava, eser ve satım sözleşmelerinden kaynaklanmış olup bakiye iş bedeli ve kâr kaybı alacaklarının tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece, davalı ... sözleşmenin tarafı olmadığından hakkındaki davanın reddine, diğer davalı şirket hakkındaki davanın kısmen kabulüne dair verilen karar davalı şirket vekilince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı şirket vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
2-Hükme esas alınan bilirkişi kurulu raporunda davacı yüklenicinin eser sözleşmesi kapsamında hakettiği iş bedeli 62.059,15+%18 KDV=73.229,80 TL, kozmetik ürünler satım bedelinden alacağı 19.211,46 TL olduğu tespit edilerek her iki kalemden toplam alacağı 92.441,26 TL olarak hesaplanmıştır. Ödeme 65.200,00 TL kabul edilmiş ise de; davacı defterlerinde kayıtlı 59.000,00 TL’ye, defterlere intikal ettirilmemiş olan şirket yetkilisi ...’na ait hesaptan keşide edilen 20.01.2006 tarihli 10.000,00 TL’lik çek davacıya verildiği ve bu çek bedeli ... 2. İcra Müdürlüğü’nün 2006/1305 Sayılı dosyası ile tahsil edildiğinden bu miktarın da dahil edilmesiyle 69.000,00 TL olmaktadır. Yine davacı vekili 09.07.2007 tarihli bilirkişi raporuna itiraz dilekçesinin 3 ve 4. sayfalarında 10.210,00 TL’lik ...’nun şahsi kredi kartından ve 15.300,00 TL’lik ...’nin kocasının kredi kartından kozmetik ürün bedeline mahsuben ödeme yapıldığını kabul etmiştir. Davacı vekili 15.300,00 TL’nin iade edildiğine dair makbuz ibraz etmiş olmakla birlikte davacıya ödemeyi yapan ... olmadığından bu ibraname ile yapılan iadenin dikkate alınması mümkün değildir. İş Bankasının ... nolu davalı şirket yetkilisi ... hesabından keşide edilen 2.500,00 TL’lik çek de davacı şirkete verildiği ve onun cirosu ile yetkili hamil tarafından bankadan tahsil edildiğinden bu miktar da ödemeye dahil edilmelidir.Bu durumda eser sözleşmesi ilişkisi ve kozmetik ürün satım bedeliyle ilgili davalı şirketin davacıya ödemeleri 69.000,00+15.300,00+10.210,00+2.500,00=97.010,00 TL olup davacının bu işlerden dolayı toplam 92.441,26 TL alacağından fazla olduğundan mahkemece imalât ve kozmetik bedeli ile ilgili istemin reddi yerine kabulü doğru olmamıştır.Davalı şirketin sözleşmenin 4. maddesinde belirtilen ve sözleşmenin ayrılmaz parçası kabul edilen 30.09.2005 tarihli profarma faturada yazılı malları satın almaktan vazgeçtiği ve sözleşmeyi feshettiği anlaşılmaktadır. Satım konusu malların hangi tarihte alıcıya teslim edileceği sözleşmede kararlaştırılmadığı gibi, davacı satıcı profarma faturada yazılı malları hazır ettiği ve teslim alınması gerektiği konusunda alıcı-davalı şirketi uyarmamıştır. Bu nedenle davalı alıcının tüm bedelden sorumlu tutulması mümkün değildir. Satış bedeli ödenmediğinden TTK’nın 25/2. maddesi gereğince işlem yapılamayacağı da Yargıtay uygulamalarında kabul görmektedir. Alıcının satıma konu malı almaktan vazgeçmesi halinde satıcının zararının BK’nın 212. maddesi hükümlerine göre saptanması gerekmektedir.Bu halde mahkemece satıma konu faturada yazılı malların teslime hazır hale getirilip getirilmediği de araştırılarak, konusunda uzman yeniden oluşturulacak bilirkişi kurulundan alınacak raporla BK’nın 211 ve 212. maddelerine göre davacı zararının gerekçeli ve Yargıtay denetimine elverişli biçimde hesaplattırılıp hüküm altına alınması gerekirken eksik inceleme sonucu, davacının iddiasını denetime elverişli hesaplama yapmadan yerinde gören bilirkişi raporuna itibarla yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı bulunmuştur.Belirtilen sebeplerle kararın bozulması uygun görülmüştür. SONUÇ:Yukarıda 1. bentte yazılı nedenlerle davalı şirketin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2. bent uyarınca kabulüyle hükmün davalı şirket yararına BOZULMASINA, 825,00 TL duruşma vekâlet ücretinin davacıdan alınarak Yargıtay duruşmasında vekille temsil olunan davalı ...Sağlık Hizm.Mob.İnş.San.Tic.Ltd.Şti'ye verilmesine, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davalı şirkete geri verilmesine, 29.12.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.