(2004 S. K. m. 67) (818 S. K. m. 355, 364) (1086 S. K. m. 288)
Dava: Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali, takibin devamı ve %40 icra inkar tazminatının ödetilmesi istemine ilişkin olup mahkemece davanın kabulüne dair verilen karar davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Davacı, davalıya ait aracı tamir ettiğini, ancak iş bedelinin ödenmediğini ileri sürerek davalı araç maliki aleyhine icra takibi başlatmıştır. İleri sürülen hukuki ilişki BKnun 355 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesi niteliğindedir. BKnun 364. maddesi uyarınca eser sözleşmelerinde yüklenici işi yapıp teslim ettiğini, iş sahibi ise iş bedelini ödediğini kanıtlamakla yükümlüdür. Ne var ki somut olayda iş sahibi olduğu iddia edilen davalı akdi ilişkiyi inkar etmiş, aracı tamir ettirmek üzere davacı ya götürmediğini, onunla bu hususta herhangi bir anlaşma yapmadığını savunmuştur. Bu durumda özellikle takip konusu alacağın tutarı da dikkate alındığında davacı yüklenicinin alacağını ve bu kapsamda öncelikle davalı ile akdi ilişki kurduğunu HUMKnun 288 ve devamı maddeleri gereğince yazılı delillerle kanıtlaması zorunludur. Oysa davacı bu konuda hiçbir kanıt ibraz edememiştir. Şu halde davanın kanıtlandığından söz edilebilmesi mümkün değildir. Ancak davacı, dava dilekçesinin deliller kısmında her türlü takdiri ve yasal delil demek suretiyle yemin deliline de dayanmış bulunduğundan mahkemece akdi ilişkinin kanıtlanması yönünden davacı yana davalıya yemin teklif hakkı olduğu hatırlatılmalı ve akdi ilişki bu suretle kanıtlandığı takdirde toplanacak deliller çerçevesinde bir hükme varılmalı, aksi takdirde davanın reddi cihetine gidilmelidir.
Değinilen hususlar nazara alınmaksızın eksik incelemeyle karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olmuş, bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle, kararın temyiz eden davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine, 02.11.2010 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy