Mahkemesi :Asliye Hukuk Hakimliği
Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davacı vekili tarafından istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen günde taraf vekilleri yapılan tebligata rağmen gelmediklerinden ve incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan sonra dosyadaki kağıtlar okundu işin gereği konuşulup düşünüldü:
K A R A R -
Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan bakiye iş bedelinin tahsili istemiyle açılmış, mahkemece redde dair verilen karar, davacı vekilince temyiz edilmiştir.Davacı yüklenici yanca, davalıya ait inşaatın masrafları yapılıp, bilahare hakediş düzenlenmek suretiyle davalıdan alınması, buna ilaveten yapılan masrafların da %10'unun kendisine ücret olarak ödenmesi koşuluyla yapılmasının kararlaştırıldığı ancak bakiye 140.000,00 TL'nin ödenmediği ileri sürülerek, şimdilik 7.000,00 TL'nin tahsili istenmiştir.Davalı iş sahibi ise, yapımı kararlaştırılan inşaatın vereceği paralarla yapılması ve ayrıca davacıya %5 oranında ücret ödenmesi suretiyle gerçekleştirileceğini, fakat davacının herhangi bir alacağı kalmadığını savunmuştur.Görüleceği üzere gerek iddia ve savunma, gerekse de davalının cevap dilekçesiyle, 27.11.2008 tarihinde mahkemeye sunduğu ve yine ... 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2007/334 Esas sayılı dosyasına sunulan 12.09.2007 dilekçesinde akdî ilişkinin kurulduğu hususu tüm tarafların kabulündedir. Ne var ki, yanlar arasında herhangi bir yazılı sözleşme bulunmadığından işin bedeli hususunda ittifak edilememektedir. Bu durumda mahkemece uyuşmazlık konusu hakkında uzmanlığı bulunan bilirkişi kurulu oluşturularak, mahallinde keşif de yapılmak suretiyle davacının yapımını kanıtlayacağı işlerin yapıldıkları tarihteki serbest piyasa rayiçleri üzerinden masraf tutarı ile davacının ücret alacağı hesaplatılmalı, davalı yanca kanıtlanacak ödemelerin ise bulunacak iş bedelinden mahsubu ile sonucuna göre bir hükme varılmalıdır.Değinilen bu hususlar nazara alınmaksızın, davalının açık kabullerinin bulunmasına rağmen, akdî ilişki kanıtlanamamışçasına, yazılı gerekçeyle red kararı verilmesi dosya kapsamı ile usul ve yasaya aykırı olmuş, bozmayı gerektirmiştir.SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün temyiz eden davacı yararına BOZULMASINA, davacı Yargıtay duruşmasında kendisini vekille temsil ettirmediğinden yararına vekâlet ücreti takdirine yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine, 26.12.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.