Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
- K A R A R -
Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan iş bedeli alacağının ödenmeyen kısmının tahsili istemi ile başlatılan ilamsız icra takibine, davalı borçlu tarafından yapılan itirazın iptâli ile takibin devamı ve icra inkâr tazminatı istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne dair verilen karar davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-İİK’nın 67. maddesine göre, takibe itiraz eden borçlunun icra inkâr tazminatı ile sorumlu tutulabilmesi için itirazında haksız olması gerekir. Takip dayanağı faturaya davalı-borçlu tarafından süresinde itiraz edilmiş olduğundan ve alacak miktarı yargılamada alınan bilirkişi raporu ile belirlendiğinden ortada likit bir alacağın varlığından, dolayısıyla borçlunun takibe itirazında haksızlığından söz edilemez. Bu durumda mahkemece davacı alacaklının icra inkâr tazminatına ilişkin talebinin reddi gerekirken, kabulü doğru olmamıştır. Değinilen husus kararın bozulmasını gerektirir ise de, yapılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılamaya ihtiyaç göstermediğinden HMK’nın 370/II. maddesi uyarınca icra inkâr tazminatı kaldırılmak suretiyle kararın düzeltilerek onanması uygun bulunmuştur.
SONUÇ:Yukarıda 1. bentte yazılı nedenlerle davalının sair temyiz itirazlarının reddine, 2. bent uyarınca kabulü ile hüküm fıkrasının 1 nolu bendinin üç ve dördüncü satırlarında yer alan “takip asıl alacak miktarı üzerinden %40 inkâr tazminatının davalı borçludan alınarak davacıya verilmesine” cümlesinin karardan çıkartılarak, yerine “koşulları oluşmadığından davacının icra inkâr tazminatına ilişkin isteminin reddine” cümlesinin yazılmasına, kararın değiştirilmiş bu şekli ile DÜZELTİLEREK ONANMASINA, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine, 18.10.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.