Mahkemesi:Asliye Hukuk Hakimliği
Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
- K A R A R -
Dava, arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesine dayalı olarak açılmış; davalı tarafından dava dışı 3. kişiye satıldığı ileri sürülen bir dairenin yarı bedeli olan 12.500,00 TL'nin dava tarihinden itibaren geçerli olmak üzere yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili istenmiş ve mahkemece davanın kabulüne dair verilen karar davalı vekilince temyiz edilmiştir.Davacıların miras bırakanı ... ile davalı ... arasında ... 17. Noterliği'nce doğrudan düzenlenen 08.05.1998 tarih ve 9791 yevmiye numaralı “Düzenleme Şeklinde Gayrimenkul Satış Vaadi ve Kat Karşılığı İnşaat Sözleşmesi” yapılmıştır. Bu sözleşme BK'nın 355. maddesinde tanımı yapılan eser sözleşmesinin bir türü olan arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesidir. ..., arsa sahibi; davalı ise yüklenicidir. Yüklenici davalı, ... İlçesi 2. Bölge, ... Mahallesinde bulunan ve tapu sicilinin 319 ada 3 numaralı parsel sayısında kayıtlı ...'e ait taşınmaza sözleşmedeki koşullarla bir dükkan ve 10 daireden ibaret inşaat yapımını yüklenmiştir. Dosya kapsamındaki ... 2. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2005/584 esas ve 2005/365 karar sayılı veraset ilâmına göre; davacı ...'ün 20.02.2005 tarihinde vefat ettiği; onun tüm mirasçılarının ...., ..., ... ve ... oldukları anlaşılmış olup; tüm mirasçılar davada yer almıştır.3194 Sayılı İmar Kanunu'nun 21. maddesi hükmü gereğince, aynı Kanunun 26. maddesinde gösterilen istisnalar dışında; tüm yapılar için ilgilisine göre Belediye veya Valilik'ten yapı ruhsatı alınması zorunludur. Yapı ruhsatı alınmadan yapılan ya da yapı ruhsatına tamamen veya kısmen aykırı yapılan yapılar “kaçak yapı” sayılır. Aynı Kanunun 32. maddesi hükmü gereğince de yetkili idarece kaçak yapı durdurularak, “yapı tatil tutanağı” düzenlenir ve yasal hale getirilmesi olanaksız ise yıktırılmasına karar verilir.
Ayrıca İmar Kanunu'nun 42. maddesi hükmü uyarınca da yapı sahibine ceza yaptırımı uygulanır. Somut olayda da; arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin konusu olan (3) numaralı parsele yapılan yapının “kaçak” olması sebebiyle ... Belediyesi Encümenince verilen 12.08.1999 tarih ve 1999/2492 sayılı karar ile kaçak yapının yıktırılmasına karar verilmiştir.BK'nın 106. maddesi hükmü gereğince, karşılıklı borçlanmayı içeren bir sözleşmede iki taraftan biri mütemerrit olduğu takdirde; diğer taraf, her zaman sözleşmenin ifasını ve gecikme nedeniyle zarar ve ziyanının ödenmesini; bir de sözleşmenin yerine getirilmesinden ve gecikme nedeniyle olumlu zararının giderilmesi amacıyla maddi tazminat isteminden vazgeçtiğini karşı tarafa hemen bildirerek borcun ifa edilmemesinden doğan olumlu zararı kapsamında maddi tazminat isteyebilir veya sözleşmeyi bozabilir. Sözleşme konusu arsaya Belediye Encümenince yıktırılmasına karar verilen kaçak yapıyı yapan yüklenicinin borçlu temerrüdünün gerçekleşmiş olduğu sabittir. O halde, somut olayda davacı taraf BK'nın 106. maddesi hükmünde düzenlenen ve az yukarıda açıklanan seçimlik haklardan birisini kullanabilme hakkına sahiptir. Ne var ki davada anılan Yasa hükmünde öngörülen haklardan birisi davacılarca kullanılmamıştır. Davada kaçak yapıdaki bir bağımsız bölümün yarı hissesinin bedeli istenmiştir. Oysa, yıkımına karar verilen kaçak yapı ekonomik değer ifade etmez. Bu hukuksal nedenle, davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle kabulüne karar verilmesi doğru olmamıştır. Açıklanan sebeplerle karar bozulmalıdır.SONUÇ:Yukarıda açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüne ve kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine, 02.11.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.