Mahkemesi:Asliye Hukuk Hakimliği
Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davacı vekili tarafından istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen günde davacı vekili Avukat ... ile davalı vekili Avukat ... geldi. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan taraflar avukatları dinlendikten sonra vaktin darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması başka güne bırakılmıştı. Bu kere dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği konuşulup düşünüldü:
K A R A R -
Davalar, 11.07.2007 tarihli sözleşmeden kaynaklanmış olup, davacı yüklenici davalı iş sahibinin, kendisine fazla ödeme yapıldığını ve geri verilmesini istediğini, oysa davalıya borcu bulunmadığını ileri sürerek borçlu bulunmadığının tespitini istemiş, birleşen davada ise teminat mektubunun kendisine iadesine karar verilmesini talep ve dava etmiş olup mahkemece her iki davanın da reddine dair verilen karar, davacı vekilince temyiz edilmiştir.Davacı vekilince, mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporuna karşı; yapılan hesaplamaların sözleşmenin 15 ve 31. maddelerine aykırı olduğu gerekçesiyle itiraz edilmiştir. Gerçekten de sözleşmenin 15 ve 31. maddelerinde, sözleşme konusu iş kalemlerinde artış veya eksilişlerin bulunması halinde, bu artış ve eksilişlerin anlaşıldığı tarih itibariyle ve geçici kabul itibar tarihini geçmemek üzere hesaplama yapılacağı hükmüne yer verilmiştir. Dosya kapsamında bazı iş kalemlerinde artış ve eksilişler olduğu anlaşılmaktadır. Bu durumda mahkemece artan ve eksilen iş kalemlerindeki davacı alacak veya borçlarının, sözleşmenin 15 ve 31. madde hükümleri doğrultusunda belirlenmesi bakımından, bilirkişi kurulundan ek rapor alınarak, davacıya fazla ödeme yapılıp yapılmadığının tespit edilmesi ve davacının ihalelerden men'ine dair verilen karara karşı Sivas İdare Mahkemesi'nin 2009/942 Esas sayılı davasındaki yargılamanın sonucu da beklenerek, teminat mektubunun iadesi ile ilgili davanın sonuçlandırılması gerekir. Mahkemece, bu hususlar üzerinde durulmadan eksik incelemeyle ve yanlış değerlendirmeyle yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bozulması uygun görülmüştür.SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün temyiz eden davacı yararına BOZULMASINA; 825,00 TL duruşma vekâlet ücretinin davalıdan alınarak, kendisini Yargıtay'da vekille temsil ettiren davacıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine, 26.12.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.