Mahkemesi :Asliye Hukuk Hakimliği
Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
- K A R A R -
Dava, iş bedelinin tahsili istemi ile açılmış; mahkemece, davanın reddine karar verilmiş ve verilen karar davacı tarafça temyiz edilmiştir.
Davacı vekili, yanlar arasında yapılan 27.03.1998 tarihli sözleşme konusu eserin yapım bedelinden 3.000 İsviçre frangı karşılığı 3.313,00 TL ile sözleşme dışı yapılan işler bedeli olan 4.051,00 TL'nin toplam olan 7.364,00 TL alacağın, davalı eser sahibince, davacıya ödenmediğini ileri sürerek, tahsilini dava etmiştir. Davalı vekili, cevap dilekçesinde özetle; davalı tarafından yapımı yüklenilen işlerin eksik bırakıldığını, bu sebeple, 1530 İsviçre frangı tutarındaki borcun ödenmediğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Yanlar arasında 27.03.1998 tarihli ve “TESİSAT YAPIM SÖZLEŞMESİDİR” başlıklı “adi yazılı” sözleşme yapılmıştır. Davacı yüklenici; davalı ise eser sahibidir. Yanlar arasındaki sözleşme, Borçlar Kanunu'nun 355. maddesinde tanımı yapılan bir “eser” sözleşmesidir. Davacı tarafından yapımı yüklenilen toplam iş bedeli, taraflarca (11.000 İsviçre frangı) tutarında “götürü” olarak kararlaştırılmıştır. Davacı, sözleşme konusu bu iş bedelinden ötürü bakiye alacak isteminde bulunduğu gibi; sözleşme dışı iş bedelinin tahsilini de dava etmiştir. Mahkemece, yaptırılan inceleme sonucu alınan bilirkişi raporları hüküm vermeye elverişli değildir. Çünkü, götürü bedelle eser yapımında yüklenicinin hakettiği iş bedelinin tutarı, mahkemece, uzman bilirkişi ya da bilirkişi kurulu aracılığı ile yerinde keşif yapılarak; yüklenicinin işten el çektiği tarihteki yapılan işin varsa nefaset farkları da düşülerek, tüm işe oranının saptanması ve bu oranın götürü bedele uygulanması, çıkan bu miktardan iş sahibinin ödediği miktar da düşülerek belirlenebilir. Somut olayda; bilirkişi raporları belirtilen yasal yönteme uygun değildir.
Diğer yandan, sözleşme dışı işlere sözleşme hükümleri uygulanamaz. Sözleşme dışı işlerin bedeli, Borçlar Kanunu'nun 410 ve izleyen maddeleri hükümleri gereğince ve haksız iktisap kuralları uyarınca işlerin yapıldığı zamandaki serbest piyasa rayiçlerine göre uzman bilirkişi veya bilirkişi kurulu aracılığıyla yerinde keşif ve inceleme yapılmak suretiyle mahkemece belirlenir.
Sözleşme konusu ve dışındaki işlerin yapılarak eser sahibine teslim olunduğunu yüklenici; iş bedelinin tamamen ya da kısmen ödendiğini veya istenebilir olmadığını da eser sahibi yasal delillerle kanıtlamakla ödevlidirler. Bu hukuksal nedenle, tanık delili de dahil tarafların tüm delillerini sunmaları için olanak verilmeli; işlerin yapılıp yapılmadığına ilişkin tanıkların bilgileri alınmalı, uzman bilirkişi kurulu oluşturularak yerinde keşif ve inceleme yapılmalı, davacı tarafından yapılıp teslim olunduğu kanıtlanan sözleşme konusu işlerle ilgili hakettiği iş bedelinin “fiziki oranlama” kuralına ve sözleşme dışı işlerin bedelinin de yapıldığı zamanki serbest piyasa rayiçlerine göre bilirkişiye hesabı yaptırılmalı, davacı tarafından kendisine ödendiği kabul edilen ödeme tutarının mahsubu yapılarak varılacak sonuca göre davacı alacaklı ise, gerçekleşen temerrüt tarihinden itibaren temerrüt faiziyle birlikte davalıdan tahsiline; aksi halde ise davanın reddine karar verilmelidir.
Açıklanan sebeplerle karar bozulmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan sebeplerle davacının temyiz itirazlarının kabulüne ve kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine, 31.10.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy