Mahkemesi :Asliye Hukuk Hakimliği
Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davacı-k.davalı ... İnş.San.Tic.Ltd.Şti. vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
- K A R A R -
Asıl dava, bakiye iş bedelinin, birleşen dava ise fazla ödendiği ileri sürülen iş bedelinin tahsili istemlerine ilişkin olup, mahkemece asıl davanın reddine, birleşen davanın kabulüne dair verilen karar, asıl davada davacı, birleşen davada davalı vekilince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre asıl davada davacı ve birleşen davada davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
2-Taraflar arasında düzenlenen 25.05.2007 günlü inşaat yapım sözleşmesi ile yüklenici şirket tarafından iş sahiplerine ait arsa üzerine bodrum kat + zemin kat +3 normal kattan oluşacak bir inşaat yapımının kararlaştırıldığı çekişmesizdir. Tarafların açık kabullerine göre, inşaat 155.000,00 TL götürü bedelle yapılacaktır.
Mahkemece yargılama sırasında alınan bilirkişi raporuna dayanılarak, gerçekleştirilen imalât seviyesi %46,91 olarak tespit edilmiş, bu oranın götürü iş bedeline uygulanması sonucu da yüklenicinin hakettiği iş bedelinin 72.410,50 TL olduğu saptanmış, ne var ki, iş sahibince yapılan ödemenin 70.000,00 TL olduğu, buna ilaveten sözleşmeyle malzeme alımlarını da yüklenici üstlendiği halde davacının 38.920,00 TL tutarında, inşaatta kullanılmak üzere demir aldığı, böylece toplam ödemenin 108.920,00 TL'sine ulaştığı ifade edilerek birleşen davanın kabulü cihetine gidilmiştir.
Oysa yüklenici tarafından inşaatın yarıda kaldığı, dolayısıyla alınan demirlerin tümünün inşaatta kullanılmasının sözkonusu olmadığı savunulmuş ise de, bu konu üzerinde durulmadan, iş sahibince alınan tüm demirler inşaatta kullanılmış gibi demir bedelinin tümünün iş sahibi ödemeleri içerisinde kabul edilmesi yerinde görülmemiştir.
Bunun yanında iş sahibi, yükleniciyi birleşen dava tarihinden önce BK'nın 101. maddesi uyarınca temerrüde düşürmediği gibi, taraflar arasında borcun ödeneceği gün hakkında kesin bir vade de kararlaştırılmadığından, birleşen davada iş sahibi yararına hükmedilen miktara, dava tarihi yerine, temerrüde esas teşkil etmeyecek başka bir tarihten itibaren faiz yürütülmesi de doğru olmamıştır.
Şu halde mahkemece yapılacak iş; yukarıda değinildiği üzere, iş sahibince temin edilen demirin ne miktarının inşaatta kullanıldığı konusunda taraflardan dellilleri sorulup bu hususta alınacak ek bilirkişi raporu ile inşaatta kullanılan demir bedelinin tespit edilmesi, bu bedelin de iş sahibince yapılan diğer ödemelere ilave edilerek, fazla ödeme olup olmadığının tespit edilmesi, fazla ödeme yapıldığının tespiti halinde, hükmedilecek miktara dava tarihinden itibaren faiz yürütülmesidir.
Belirtilen sebeplerle, eksik inceleme ve hatalı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı görülmüş, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ:Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle, asıl davada davacı, birleşen davada davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2. bent uyarınca kabulü ile hükmün asıl davada davacı, birleşen davada davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davacı-k.davalı ... İnş. San. Tic. Ltd. Şti.'ye geri verilmesine, 21.11.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy