Mahkemesi :Asliye Hukuk Hakimliği
Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
- K A R A R -
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre yerinde olmayan bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 1,25 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 28.11.2011 gününde oyçokluğuyla karar verildi.
- KARŞI OY YAZISI -
Taraflar arasında düzenlenen 12.06.2006 tarihli “Ek Sözleşme ve Sulhname” başlıklı sözleşmede 07.11.1996 gün ve 26805 yevmiye nolu asıl sözleşmedeki sorunların çözümü için tarafların biraraya geldiği belirtilerek 43.500 USA dolar kira parasıyla ekli listede
gösterilen imalât bedelinin 1 yıl içinde ödenmesi, aksi halde teminat olarak tutulan bir dairenin istenemeyeceği kararlaştırılmıştır. Burada kira parası ve eksikler bedelinin ödenmesi karşılığı bir dairenin teminat olarak elde tutulacağının, kısaca dairenin ceza koşulu olduğu anlaşılmaktadır. Ceza koşulu öyle bir sözleşmedir ki, bununla borçlu borcunu yerine getirmez veya gereği gibi ödeme yapmazsa, alacaklıya karşı bir edimde bulunmayı yükümlenir (Türk Borçlar Kanunu Şerhi Ord. Prof. Hıfzı Veldet Velidedeoğlu, 1987 Bsk sh. 333.). Ceza koşulu, ana borcun varlığını gerektirir ve ana borç son bulursa ceza koşulu da son bulur. Öte yandan ceza koşulunun sonradan öngörülmesi, ana borcun doğduğu asıl sözleşmenin şekil koşuluna uyulması durumunda hüküm ifade eder (BK. 12. md.). BK'nın 158. maddesinde, sözleşmesel ceza hükümleri düzenlenmiş olup, 1. bentte, “Bir sözleşmenin yerine getirilmemesi veya eksik olarak yerine getirilmesi durumunda ödenmek üzere bir ceza kararlaştırılmışsa, tersi sözleşmeden anlaşılmadıkça, alacaklı ancak, ya sözleşmenin yerine getirilmesini veya cezanın ödenmesini isteyebilir.” Buna göre tarafların eksik işler ve kira alacağının ödenmesi için bir daireyi cezai şart olarak kararlaştırdıkları, sözleşmede aksine bir düzenlemeye de yer verilmediğinden ceza ile diğer alacakların birlikte istenemeyeceği açıktır. Ancak davalı arsa sahibi, Ankara 20. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2007/118 Esas sayılı dosyasında açtığı davada 43.500 USA doları kira alacağını, 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2007/259 Esas sayılı dosyasında ise 49.050,00 TL eksik işler bedelini talep etmiş, her iki davanın da kabul edilerek, kararların infaz edildiği, yine Ankara 25. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2007/365 Esas sayılı dosyasında ek protokol tarihinden sonraki döneme ilişkin kira alacağının da reddine karar verilerek kesinleştiği uyuşmazlık konusu değildir.
O halde tüm bu nedenlerle davacının tescil isteminin kabulüne karar verilmelidir. Mahkemenin davanın reddine ilişkin kararının bozulması yerine çoğunluğun onama yönünde oluşan görüşüne katılamıyorum.