Mahkemesi :Asliye Hukuk Hakimliği
Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki temlik alan ve davalı ... vekillerince istenmiş ve temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
- K A R A R -
Dava, iş bedelinin tahsili istemiyle açılmış; mahkemece, davalı İl Özel İdare Müdürlüğü yönünden davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ve karar davalı Özel İdare vekili ile temlik alacaklısı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı İl Özel İdare Müdürlüğü vekilinin tüm, temlik alacaklısı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Temlik alacaklısı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine gelince:
Davacı ... vekili müvekkilinin davalı İdareden iş bedelinden ötürü alacaklı olduğunu ileri sürerek, (68.506.446.166 TL) 68.506,44 TL alacağının tahsilini dava etmiştir. Temlik eden sıfatıyla ... ve temlik alan sıfatıyla ... arasında yapılan 27.06.2002 tarihli 36.000,00 TL, 34.000,00 TL ve 25.000,00 TL tutarlı alacağın temliki sözleşmeleri ile 70.000,00 TL tutarlı 09.07.2002 tarihli temlik sözleşmelerindeki tarafların imzaları, Bakırköy 12. Noterliği'nce onaylanmıştır. Temlik alan vekili, 17.12.2009 tarihli dilekçesini, ekinde sözü edilen temliknameler olduğu halde mahkemeye sunmuş ve dava konusu davacı alacağının 67.933,00 TL tutarındaki kısmının davacı ... tarafından müvekkili ... Dülegöz'e temlik edildiğini öne sürerek, davalı İl Özel İdare Müdürlüğü'nden tahsili ile müvekkiline ödenmesini istemiştir.
HUMK da açık bir hüküm bulunmamakla birlikte, ilmi ve kazai içtihatların söz birliği içinde kabul ettiği üzere; kişi ya da kişilerin açılmış bir davada kendi yararlarına hakkın tespitini istemeleri davaya asli müdahale sayılmaktadır. Dava harcının yatırılması durumunda ise, asli müdahale gerçekleşmiş olur. Asli müdahil, davanın taraflarını karşısına alarak gerçek hak sahibinin hak iddia ettiği şeyin veya hakkın davanın taraflarına ait değil kendisine ait olduğunu ve kendi yararına hakkın tanınmasını istemiş olur. Bu sebeple, davanın diğer
tarafları asli müdahilin davasında mecburi dava arkadaşı ve davalı sıfatını alırlar. Somut olayda ise; mahkemece, temlik alacaklısının asli müdahil olarak davaya katılmasına ilişkin istemi hakkında bir karar verilmemesi doğru olmamıştır. 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 30 ve 32. maddeleri hükümleri gereğince, asli müdahale talebinde bulunan tarafa başvuru harçlarını yatırması için mahkemece, uygun süre verilmeli ve başvuru haçlarının yatırılması durumunda da temlik alacaklısının davada asli müdahil olduğunun kabulü gerekir. Bu sebeple, temlik alacaklısının hukuksal yararı bulunduğundan kararı temyiz hakkı vardır.
Temlik alacaklısının asli müdahil sıfatını kazanması durumunda; BK'nın 162 ve izleyen hükümleri gereğince, alacağın temliki sözleşmeleri geçerli olduğundan ona temlik edenin temlik konusu ile ilgili taşıdığı hakların tümünün temlikini sağlamış olduğu gözetilmelidir. Çünkü; alacak, temlik edilene, temlik edende ne durumda ise, o durumu ile yani üstünlük ve sakatlıkları ile birlikte geçer. Temlik eden taraf, temlik sözleşmelerinde temlik edildiği alacakların temlik alana ödendiğini veya istenebilir olmadığını, ya da temlik sözleşmelerinin fesih olunduğunu ve bu kapsamda temlik konusu borçlarından kurtulmuş olduğunu, yasal ve yazılı delillerle kanıtlamış olmadıkça, temlik sözleşmelerine konu olan davacı alacaklarının temlik alan asli müdahile ödenmesine karar verilmesi gerekir.
Mahkemece yapılacak iş; temlik alacaklısının asli müdahil sıfatını kazanması ve az yukarıda açıklandığı üzere, temlik alacaklısına borçlu olmadığını yasal delillerle kanıtlayamamış olması durumunda; dava konusu alacağın 67.933,00 TL tutarındaki kısmının davalı İl Özel İdaresi Müdürlüğü'nden tahsili ile asli müdahile verilmesine, davacının tüm taleplerinin reddine; temlik alacaklısının asli müdahil olmaması durumunda ise şimdiki gibi karar verilmesinden ibaret olmalıdır.
Açıklanan sebeplerle kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle davalı İl Özel İdare Müdürlüğü vekilinin tüm, temlik alacaklısı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, 2. bent uyarınca kararın temlik alacaklısı lehine BOZULMASINA, aşağıda yazılı bakiye 3.026,20 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalı İl Özel İdare Müdürlüğü'nden alınmasına, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden temlik alana geri verilmesine, 29.03.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.