(818 S. K. m. 103, 355, 369)
Dava: Yukarıda gün ve numarası yazılı hükmün temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içerisinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Dava, sözleşmenin geçerli olduğunun tesbiti, aynen ifası, mümkün olmadığı takdirde, haksız ve hukuka aykırı fesih sebebiyle tazminat istemleriyle açılmış; mahkemece ıslah da dikkate alınarak tazminat isteminin kabulüne karar verilmiş, karar iş sahibi davalı Bakanlık adına hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Taraflar arasındaki 09.08.2005 tarihli sözleşmenin 10.1.1 maddesinde iş süresi 800 tarih olarak kararlaştırılmıştır. Davalı iş sahibi Bakanlık, işin bitirilmesi gereken tarihi 18.10.2007 olarak açıklamış, davacı yüklenici şirket vekili tarafından da bu iş bitim gününe karşı herhangi bir itiraz ileri sürülmemiştir. Sözleşmenin 34. maddesinde ocakların temini düzenlenmiştir. Söz konusu maddenin birinci fıkrasına göre ocakların bulunması ve işletilmesi yükleniciye aittir. Maddenin ikinci fıkrasında ise işin yapıldığı civarda idareye ilişkin ruhsatlı ocak bulunması halinde yüklenicinin talebi ve idarenin uygun görmesi halinde ocağın yüklenicinin kullanımına açılabileceği düzenlemesine yer verilmiştir. Davacı yüklenici tarafından iş süresinin bitiminden kısa bir süre önce 04.10.2007, 17.10.2007 tarihlerinde ve ayrıca süre bitiminden sonra 04.12.2007 gününde idareye ocak temini başvurusunda bulunulmuştur. Dosyada bulunan belgeler ve bilirkişi raporlarından 17.10.2007 tarihi itibariyle davacı yüklenici şirketin, ödeneğin %64.72'lik kısmını kullandığı anlaşılmaktadır. Davalı iş sahibi Bakanlık tarafından işin bitmesi gereken tarihten önce, yüklenici şirkete yazılar gönderildiği, işin geciktiğinin bildirildiği, çabuklaştırılmasının istendiği belirlenmiştir. Davacı yüklenici şirketin istemi üzerine, 19.10.2007 gününde idareye tahsis edilen Ocak 26.10.2007 gününde ikinci kısımdaki üst yapı işlerinin tamamlanabilmesi için idarece yüklenici şirkete tahsis edilmiştir. Tahsisten önceki 17.10.2007 ve ocak tahsisinden sonraki 13.11.2007 ve 05.12.2007 günlü tespit tutanaklarından, yüklenici şirketin işyerinde ve taş ocağında çalışmadığı, teknik personeli bulundurmadığı, şirkete ilişkin herhangi bir makinanın da bulunmadığı belirlenmiştir. Davalı iş sahibi Bakanlık bunun üzerine 24.12.2007 günlü olurla taraflar arasındaki sözleşmeyi feshetmiş, durumu davacı yüklenici şirkete bildirmiş, bunun üzerine 15.01.2008 gününde bu dava açılmıştır.
Taraflar arasındaki sözleşme eser sözleşmesidir. İş bedeli para olarak belirlendiğinden tarafların bu sözleşmeyi tek taraflı irade beyanlarıyla feshetmeleri mümkündür. Davacı yüklenici şirket vekili dava dilekçesinde, sözleşmenin geçerli bulunduğunun tesbiti ve aynen ifa isteminde bulunmuşsa da, iş sahibi Bakanlığın tek taraflı feshi sebebiyle bu istemin kabulü mümkün değildir. Mahkemenin bu konudaki davacı istemini kabul etmemesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır.
Davacı yüklenici şirket vekili, sözleşmenin feshedildiği kabul edildiği takdirde ayrıca sözleşmenin haksız ve hukuka aykırı feshi sebebiyle tazminat isteminde bulunmuştur. Davacı vekili dosyaya verdiği 10.05.2008 günlü dilekçesinde bu konudaki tazminat istemlerinin 1.570.000,00 TL olduğunu, ancak bu davada fazla haklarını saklı tutarak 1.000,00 TL istediklerini açıklamıştır. Davacı yüklenici vekili bilirkişi raporu doğrultusunda 1.000,00 TL'lik talebini 590.780,39 TL'ye ıslahla yükselterek haksız fesihten kaynaklanan zararların tazminini talep etmiştir. Davacı yüklenici şirketin bu konudaki isteminin kabul edilebilmesi için davalı Bakanlığın fesihte haksız olması gerekir. İşin bitim tarihi 18.10.2007 tarihidir. Bu gün itibariyle yüklenici şirketin ise ayrılan ödeneğin %64.72'lik kısmını harcadığı anlaşılmaktadır.
Taraflar arasındaki sözleşmenin 34. maddesi uyarınca ocakların bulunması ve işletilmesi yüklenici şirkete aittir. Yüklenici şirket sözleşmenin 34/II. maddesi uyarınca sözleşmenin bitim gününden kısa bir süre önce davalı Bakanlığa ocak tahsisi talebinde bulunmuştur. Bakanlık tarafından yapılan 17.10.2007, 13.11.2007 ve 05.12.2007 günlü kontrollerde şirketin çalışma yapmadığı, teknik eleman bulundurmadığı, işyerinde ve ocakta herhangi bir makinenin olmadığı belirlenmiştir. Davacı yüklenici şirketin sözleşmede tanınan süre ve daha sonra verilen 20 günlük ek süreye rağmen işi tamamlamadığı, herhangi bir çalışma yapmadığı işi sürdüremediği belirlenmiştir. Bu halde davalı Bakanlık zorunlu olarak 24.12.2007 günlü olurla sözleşmeyi feshettiğini davacı yüklenici şirkete bildirmiştir.
Yukarıda açıklanan gerekçelere göre davalı Bakanlık sözleşmenin feshinde haklıdır. Mahkemece bu konuda yanılgıya düşülerek fesihe davalı iş sahibi Bakanlık haksız kabul edilmek suretiyle ıslah da dikkate alınarak davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmamıştır.
Yapılacak iş; taraflar arasındaki 09.08.2005 günlü sözleşmenin, davacı yüklenici şirketin temerrüde düşmesi sebebiyle feshinde davalı Bakanlığın haklı olduğu, davacı şirketin tazminat isteme hakkı bulunmadığı kabul edilmek suretiyle davanın reddine karar verilmesinden ibarettir.
Kararın bu sebeplerle bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarda açıklanan sebeplerle kararın temyiz eden davalı Bakanlık yararına BOZULMASINA, 17.03.2010 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy