Mahkemesi :Asliye Hukuk Hakimliği
Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
K A R A R -
Dava, arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesine dayalı tapu iptâl ve tescil istemine ilişkindir. Dava açıldıktan sonra dava konusu dairenin tapusu 24.02.2010 tarihinde davacı şirketin gösterdiği kişiye devredilmiş; yapılan devir nedeniyle dava konusuz kaldığından mahkemece davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına dair verilen karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
2-Yanlar arasında düzenlenen 15.05.2006 tarihli daire karşılığı inşaat sözleşmesinin “Satış Yetkisi” başlıklı maddesinde “müteahhide ait dairelerin satış yetkisinin müteahhidin istediği zaman verileceği” kararlaştırılmıştır. Bu hükme göre davacı inşaatın seyri ile bağlı olmaksızın kat irtifakı tesis edildikten sonraki herhangi bir safhada kendisine isabet eden bağımsız bölümlerin tapularının kısmen veya tamamen verilmesini talep edebilir. Dava konusu 15 nolu bağımsız bölümün davacı şirkete aidiyetinde bir çekişme bulunmamaktadır. Davacı, davadan önce keşide ettiği 19.08.2008 tarihli ihtarında dava konusu bağımsız bölümün tapusunun devredilmesini istemiş ise de, dosyaya ihtarın tebliğ şerhli örneği sunulmamış, davadan önce davalıların tapu devir borcu yönünden temerrüde düştüğü kanıtlanamamıştır. Bu durumda davanın açılmasına davalı arsa sahiplerinin sebebiyet verdiğinden söz edilemeyeceğinden yargılama giderlerinden davacı şirketin sorumlu tutularak yaptığı giderlerin üzerinde bırakılması ve lehine vekâlet ücreti verilmemesi isabetli olmuştur. Ancak sözleşme hükümlerine göre davacı şirket davanın açıldığı tarih itibariyle dava konusu bağımsız bölüm tapusunun iptâl ve tescilini istemekte haklı bulunmaktadır. Nitekim davacının davada haklı olduğu davalılarca da kabul edilerek yargılama sonucu beklenmeden davacıya tapu devri yapılmış dava bu nedenle konusuz kalmıştır. Davanın konusuz kalması, davacının kusurlu bir işleminden kaynaklanmadığından davalılar lehine vekâlet ücretine hükmedilmesi usul hükümlerine ve tarifeye aykırı olmuştur. Kararın bu
nedenle bozulması gerekirse de yapılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 6100 Sayılı HMK’nın 370/2. maddesi uyarınca kararın vekâlet ücreti yönünden düzeltilerek onanması uygun bulunmuştur.
SONUÇ:Yukarıda 1. bentte yazılı nedenlerle davacının sair temyiz itirazlarının reddine, 2. bent uyarınca kabulü ile kararın hüküm fıkrasının 4 nolu bendindeki “Davalılar kendisini vekille temsil ettirdiklerinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesince belirlenen 2.400,00 TL nispi avukatlık ücretinin davacıdan tahsili ile davalılara verilmesine” sözlerinin tamamen karardan çıkarılmasına, kararın değiştirilmiş bu şekli ile DÜZELTİLEREK ONANMASINA, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine, 14.12.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy