Mahkemesi :Asliye Hukuk Hakimliği
Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
- K A R A R -
Dava, Borçlar Yasası'nın 355 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanan maddi-manevi giderim istemine ilişkindir.
Yerel mahkemede görülen davanın yapılan açık yargılaması sonucunda davacılardan ... yönünden davanın kısmen kabulüne, diğer davacılar yönünden davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Eser sözleşmesi taraflara karşılıklı haklar ve borçlar yükleyen bir iş görme aktidir. Yüklenici, yapımını üstlendiği eseri teknik ve sanatsal ilkelere uygun olarak imâl edip iş sahibine teslim etmekle, iş sahibi de kararlaştırılan bedeli ödemekle mükelleftirler.
Dava konusu somut olayda davacıların miras bırakanı Hüseyin Kızılkaya, davalı iş sahibi ...’nın evinin boya işinin yapımını üstlenmiştir. İşe başlamış, boya yaparken yüksek gerilim hattına temas etmiş ve elektrik çarpması sonucu vefat etmiştir.
Eldeki bu davada davacılar tedavi gideri, cenaze masrafları, destekten yoksun kalma giderimi ve manevi giderim isteminde bulunmuşlardır. Mahkemece yapılan yargılama sırasında gösterilen kanıtlar toplanmış, Hüseyin Kızılkaya’nın aile nüfus tablosu, ... Asliye Ceza Mahkemesi’nin 1996/997 Esas, 1997/1070 karar sayılı ilâmı getirilmiş, dosya üzerinden bilirkişi incelemesi yapılarak miras bırakan Hüseyin Kızılkaya’nın desteğinden yoksun kalan davacıların destekten yoksun kalma giderim miktarının hesaplanması için bilirkişi incelemesi yapılmış, düzenlenen rapor ve ek rapor sonucunda davacı ...’nın destekten yoksun kalma giderimi 35.756,55 TL, davacı ... Kızılkaya’nın destekten yoksun kalma giderimi 1.491,48 TL, davacı ...’in destekten yoksun kalma giderimi 92,27 TL, davacı ...’ın destekten yoksun kalma giderimi 36,06 TL, davacı ...’nin destekten yoksun kalma giderimi 6,33 TL olarak hesaplanmış, mahkemece de bu rapor esas alınarak; 35.756,55 TL destekten yoksun kalma giderimi, 250,00 TL manevi giderim, 10,00 TL cenaze gideri, 10,00 TL tedavi gideri olmak üzere toplam 36.026,55 TL’nin davalıdan alınarak davacı ...’ya ödenmesine, diğer davalılar yönünden davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.
... 3. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 1996/997 Esas 1997/1070 Karar sayılı dosyasında davalı iş sahibi ..., dikkatsizlik ve tedbirsizlik sonucu ölüme sebebiyet
vermek suçundan yargılanmış, olayda 4/8 oranında kusurlu görülerek mahkumiyetine karar verilmiştir. Dosyada bulunan ceza mahkemesi kararının gerekçesinden anlaşıldığı üzere kusur incelemesinin uzman bilirkişi ve iş güvenliğinden anlayan bilirkişilerden oluşturulan kurul vasıtasıyla yapıldığı anlaşılmaktadır. Yerel mahkemece davalı yanın itiraz etmesine rağmen kusur durumu tespiti için herhangi bir inceleme yapılmamıştır. Destekten yoksun kalma giderim miktarının hesabına yönelik olarak yapılan bilirkişi incelemesinde bilirkişi tarafından ceza mahkemesinde saptanan 4/8 kusur durumu gözetilerek hesap yapılmıştır. Hukuk mahkemesi ceza mahkemesinin tespit ettiği maddi olgu ile bağlıdır. Borçlar Yasası'nın 53. maddesi uyarınca hukuk hakimi kusur olup olmadığına karar vermek için ceza hukukunun mesuliyetine dair hükümleriyle bağlı olmadığı gibi kusurun takdiri ve zararın miktarını tayin hususunda da ceza mahkemesi kararıyla bağlı değildir. Bu bakımdan kusur durumunun yeniden belirlenip buna göre destekten yoksun kalma gideriminin hesaplanması gerekirken, ceza mahkemesindeki kusur oranıyla yetinilmesi, buna göre hesap yapılıp sonuca gidilmesi isabetli olmamıştır.
Dava konusu somut olayda davacıların miras bırakanı yüklenici ile davalı iş sahibi arasındaki ilişki Borçlar Yasası'nın 355. maddesinde tanımlanan eser sözleşmesi ilişkisidir. Ölümle sonuçlanan kaza, boya yapımı sırasında meydana gelmiştir. Yüklenici yapımını üstlendiği eseri fen ve sanat kurallarına uygun olarak yapmak zorundadır. Bu konuda işin ehli ve basiretli tacir olarak gerekli dikkat ve özeni göstermek ve her türlü önlemi almak zorundadır. Tarafların kusur durumu da bu kapsamdaki temel ilkeler gözetilerek çözümlenmelidir. Yerel mahkemece konunun açıklanan olgular ışığında ele alınıp değerlendirilmemesi doğru olmamıştır.
O halde mahkemece yapılması gereken iş Asliye Ceza Mahkemesinin dosyası da bütünüyle birlikte getirildikten sonra konunun uzmanı elektrik mühendisi ve inşaat mühendisi bilirkişiler tayin edilerek oluşturulacak heyetten alınacak raporla kusur durumunun belirlenmesinden, kusur durumu belirlenirken davacıların murisi Hüseyin Kızılkaya'nın yüklenici olduğunun ve olayın oluşunda asli kusurlu olmasının dikkate alınmasından, davalı iş sahibine kusur verilirse gerekçesinin Yargıtay denetimine elverişli olarak açıklattırılmasından, bundan sonra destekten yoksun kalma giderim miktarının hesaplattırılmasından, davalı iş sahibine kusur verilmeyecek olursa, davalının ceza mahkemesindeki mahkumiyet kararı temyiz edilmeyerek 07.01.1998 tarihinde kesinleştiğinden, uygun görülecek en az miktarda maddi ve manevi tazminatın karar altına alınmasından ibarettir.
Açıklanan olgular gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün temyiz eden davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine, 21.12.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy