(2004 S. K. m. 67) (818 S. K. m. 355)
Dava ve Karar: Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki taraf vekillerince istenmiş ve davacıların temyiz dilekçesinin süresi dışında, davalının temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
Dava, arsa payı karşılığı inşaat yapım sözleşmesinden kaynaklanmış olup, gecikme cezası alacağının tahsili için yapılan ilamsız icra takibine itirazın iptali ve takibin devamı istemine ilişkindir.
Mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen karar davalı vekili ve katılma yoluyla davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Davacılar vekili katılma yoluyla temyiz isteminde bulunmuş ise de; dilekçesinin temyiz defterine kaydı olmadığı gibi temyiz harcı da yatırılmadığı, bu arada temyiz süresi geçmiş bulunduğundan davacıların temyiz isteminin süre yönünden reddi gerekmiştir.
Davalının temyiz itirazlarına gelince;
2- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle sözleşmenin inşaatın başlaması ve teknik şartlar bölümünün 3 ile inşaatın başlaması ve tapuların bağımsız bölümlerin devri başlıklı bölümünün 3. bendinde gecikme halinde kararlaştırılan kira olup bunun BK'nın 106/II. maddesindeki gecikme tazminatı niteliğinde olduğu anlaşılmakta ise de, satılan hariç arsa sahiplerine ait bağımsız bölümlerin fiilen teslim edilip kullanıldığı ya da kiraya verilmek suretiyle ekonomik yarar sağlandığının kanıtlanamamış olmasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
3- Yanlar arasındaki kat karşılığı inşaat sözleşmesine göre davacı arsa sahiplerine 5, 7 ve 11 nolu bağımsız bölümler isabet etmekte olup, celp edilen tapu kaydından 11 nolu bağımsız bölümün bilirkişi raporunda saptanan 08.01.2008 teslimi gereken tarihten önce 05.09.2007 tarihinde dava dışı E. Ş.'e satılarak tapu kaydının devredildiği anlaşılmaktadır.
Bu durumda mahkemece 11 nolu bağımsız bölüm teslimi gereken tarihten önce davacılar tarafından satılmış olduğundan, bu daire ile ilgili gecikme tazminatı isteminin ve takip tarihinden önce temerrüt ihtarı olmadığı gibi sözleşmede kararlaştırılan gecikme tazminatlarının her ay ödeneceğine dair bir hükümde bulunmadığından işlemiş faiz isteminin de reddine karar verilmesi gerekirken bu hususlar gözden kaçırılarak yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bozulması uygun bulunmuştur.
Sonuç: Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle davacıların temyiz isteminin süre yönünden reddine, 2. bent uyarınca davalının diğer temyiz itirazlarının reddine, 3. bende göre kabulüyle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine, 27.12.2011 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy