(818 S. K. m. 159, 355)
Dava ve Karar: Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davalı vekili tarafından istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen günde davacı vekili Avukat Belma Ertürk ile davalı vekili Avukat Orhan Fahri Başçavuşoğlu geldi. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan taraflar avukatları dinlendikten sonra vaktin darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması başka güne bırakılmıştı. Bu kere dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği konuşulup düşünüldü:
Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanmış olup, davacı iş sahibinin dava dışı 3. kişiye satıp davalı yüklenicinin inşaatları süresinde tamamlayıp teslim etmemesi sebebiyle satın alan kişinin açtığı dava sonucu hüküm altına alınan kira alacaklarının davalı yükleniciden rücuan tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne dair verilen karar davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Yanlar arasında imzalanan 09.03.1994 gün 15692 yevmiye sayılı sözleşme ile davalı yüklenici davacıya ait taşınmazlar üzerinde anahtar teslimi inşaat yapımını üstlenmiştir. Sözleşmenin 5. maddesinde teslimi gereken süre başlama ve bitirme tarihleri, 28. maddede de gecikme süresi ile genel gecikme cezası hususları düzenlenmiştir. Davalı yüklenicinin teslimi kararlaştırılan süre geçmesine rağmen teslimin gerçekleşmemesi halinde arsa sahibinin kararlaştırılan gecikme cezası ve varsa BKnın 159.maddesi hükmünce cezayı aşan zararı istemesi mümkün ise de, davacı arsa sahibi İzmir 1. Tüketici Mahkemesinin 2006/443 Esas, 2007/78 Karar sayılı dosyasında verilen kararın temyizine ilişkin 04.04.2007 tarihli dilekçesinde yüklenici şirketle aralarındaki inşaat sözleşmesinin 14.11.2000/28 tarih ve 1100 Sayılı Yönetim Kurulu kararı ile feshedildiğini kabul etmiştir. Rücuan alacağın dayanağı olan İzmir 1. Tüketici Mahkemesinin 2006/443 Esas, 2007/78 Karar sayılı ilamında hükmedilen gecikme tazminatı 03.08.2001 tarihinden 02.07.2003 tarihine kadar hesaplanmış ve hüküm altına alınmıştır.
Az yukarıda açıklandığı gibi davacı arsa sahibinin beyanıyla yanlar arasındaki akdi ilişki 14.11.2000 tarihinde fesih ile sona erdiğinden davalı yüklenicinin başlangıç tarihi 03.08.2001 olan gecikme tazminatından sorumlu tutulması mümkün değildir.
Bu durumda davanın reddine karar verilmesi gerekirken arsa sahibinin sözleşmenin feshine ilişkin kabulü gözden kaçırılarak kabule göre de sözleşmenin 28. maddesine göre inceleme yaptırılmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bozulması uygun görülmüştür.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, 900,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak Yargıtay duruşmasında vekille temsil olunan davalıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine, 31.05.2012 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy