(818 S. K. m. 126, 355)
Dava ve Karar: Yukarıda tarih ve numarası yazılı bozmaya uyularak verilen hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiş, davalı vekili tarafından duruşma istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen günde davacı vekili Avukat M. B. ile davalı vekili Avukat T. U. B. geldi. Temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan taraflar avukatları dinlendikten sonra vaktin darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması başka güne bırakılmıştı. Bu kere dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği konuşulup düşünüldü:
Yüklenici tarafından 27.05.2004 tarihinde açılan asıl davada davalı iş sahibinin yanlar arasında akdedilen sözleşmeyi eylemli biçimde haksız olarak feshettiğinin tesbiti, bu hususta yaratılan muarazanın men'i ile fazlaya ilişkin haklar saklı kalarak genel gider kapsamında talep edilebilecek fiili zararlardan şimdilik 100.000,00 TL'nin en yüksek reeskont faizi ile, kar kaybı karşılığı olarak şimdilik 100.000 USD'nin yabancı para ile açılan bir yıl vadeli mevduata uygulanan en yüksek faiziyle tahsiline ve teminat mektubunun iadesine karar verilmesi talep edilmiş, mahkemece davanın aynen kabulüne dair verilen ilk karar davalının temyizi üzerine 18.09.2009 günlü ilamla bozulmuş, davalının karar düzeltme isteği de 02.07.2009 günlü ilamla reddedilmiştir.
Davacı yüklenici 19.03.2010 tarihinde açtığı ek dava ile önceki davada saklı tutulan genel gider kapsamında yapılan fiili giderlerden 504.660,12 TL'nin, 6.10.2006 tarihinden itibaren avans faiziyle birlikte tahsilini istemiş, asıl davada bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucu verilen karar ile birleşen davanın kabulüne, 504.660,12 TL'nin dava tarihinden itaberen avans faiziyle tahsiline dair verilen karar taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince inceleme yapılarak hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve bozmanın şümulü dışında kalarak kesinleşen cihetlere ait temyiz itirazlarının incelenmesinin artık mümkün olmamasına göre davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin ise aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
2- Asıl davada dava konusu iş sebebiyle genel gider kapsamında ifade edilebilecek fiili masraflara karşılık şimdilik 100.000,00 TL talep edilmiş, birleşen davada ise davacının teminat mektupları için yaptığı fiili giderlerin 604.660,12 TL olduğu belirtilerek saklı tutulan bakiye 504.660,12 TL'nin Ankara 34. Noterliği'nin 29.09.2006 gün 27667 yevmiye sayılı ihtarnamesi ile talep edilmesine rağmen ödenmediği belirtilerek ihtar tarihinden itibaren en yüksek faizi ile tahsili talep edilmiştir.
Davalı vekili birleşen davaya süresinde verdiği cevap layihasında birleşen davada talep edilen miktar bakımından BK'nın 126/IV. maddesi uyarınca beş yıllık zamanaşımının gerçekleştiğini ileri sürerek zamanaşımı def'inde bulunmuştur. Mahkemece açılan asıl davada akdin feshi yönünde tesbit talep edildiğinden zamanaşımının da bu tesbitin kesinleşmesinden itibaren başlayacağından söz edilerek davalının zamanaşımı def'inin reddine karar verilmiştir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık BK'nın 355 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmakta olup eser sözleşmelerinde BK'nın 126/IV. maddesi uyarınca uygulanması gereken zamanaşımı süresi beş yıldır. Taraflar arasındaki sözleşme 30.01.2002 tarihinde akdedilmiş, davalı iş sahibi 15.01.2003 tarihli ihtarla davacının edimlerini yerine getirmemesi nedeniyle sözleşmesinin feshedilerek teminatın gelir kaydedileceğini bildirmiş, 11.11.2003 tarihinde ise bir başka müteahhit ile sözleşme imzalayarak davacı ile yapılan sözleşmeyi fiilen feshetmiştir. Dairemizin 18.09.2008 günlü bozma ilamında belirtildiği üzere sözleşmenin 9. maddesi uyarınca kredi koşullarında taraflar anlaşamadıklarından ve sonuçta teklif olunan krediler Hazine Müsteşarlığına sunulmadığı ve onaylanmadığından yanlar arasındaki sözleşme yürürlüğe girmemiştir (söz.md.9.). Yürürlüğe girmemiş sözleşmenin feshinin haksız olduğundan da söz edilemez. Davacı 27.05.2004 tarihinde açmış olduğu asıl davadan teminat mektupları için yapılan masrafların tümünü talep edebilecek durumda iken fazlaya dair haklarını saklı tutarak şimdilik 100.000,00 TL'nin tahsilini istemiş, asıl dava tarihinden sonra 29.09.2006 tarihinde Ankara 34. Noterliği'nden keşide ettiği ihtarname ile fiili giderlerden bakiye 504.660,12 TL'nin ihtarın tebliğ tarihinden itibaren üç gün içinde tahsilini istemiş, saklı tutulan kısımla ilgili ek davasını ise 19.03.2010'da açmıştır. Davacı teminat mektupları için yapılan masrafların tutarını en geç asıl davanın açıldığı 27.05.2004 tarihinden itibaren beş yıllık zamanaşımı süresi içinde talep edebileceğinden, ek dava ise beş yıllık sürenin dolmasından sonra 19.03.2010 tarihinde açıldığından davalının zamanaşımı def'i gözetilerek birleşen davanın zamanaşımı nedeniyle reddi yerine asıl davada akdin feshi yönünden tespit talep edildiği, zamanaşımının da bu tespitin kesinleşmesinden itibaren başlayacağından söz edilerek davalının zamanaşımı def'inin reddi ile birleşen dava yönünden yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamış kararın bozulması uygun bulunmuştur.
Sonuç: Yukarıda 1. bentte yazılı nedenlerle davacının tüm, davalının sair temyiz itirazlarının reddine, 2. bent uyarınca hükmün davalı iş sahibi yararına BOZULMASINA, bozma nedenine göre davalının birleşen davaya yönelik diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, 825,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak Yargıtay duruşmasında vekille temsil olunan davalıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine, 16.11.2011 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy