Mahkemesi :Asliye Hukuk Hakimliği
Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
- K A R A R -
Dava, çatı imalâtı ve diğer ve inşaatların yapımıyla ilgili sözleşmeden kaynaklanan bakiye alacağın tahsili istemiyle girişilen takibe vâki itirazın iptâline ilişkindir. Davalı, borcunu ödediğini, buna ilişkin ibraname bulunduğunu, başkaca borçlarının kalmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece kanıtlanamayan davanın reddine karar verilmiş, karar davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Taraflar arasında imzalanan 07.09.2006 tarihli sözleşmede, davalıya ait inşaatın çatısının 11.000,00 TL, çevre duvarının 7.000,00 TL olmak üzere toplam 18.000,00 TL bedelle yapımı kararlaştırılmıştır. Davacı bu sözleşmeden bakiye 12.000,00TL'nin ödenmediği iddiasıyla takibe geçmiş, davalının itirazı üzerine açılan bu davada bakiye alacağını talep etmiş, davalının 07.09.2006 tarihli belgeyi ibraz etmesi üzerine fayans döşeme işlerini (490 m2), çevre duvarını kararlaştırılanın üzerinde ve demir korkuluklar ilave edilerek yaptırdığını, taşeronlara ödemenin de kendisince yapıldığını belirterek davasını ıslah etmiştir. Duruşmada dinlenen davalı imzalı beyanında, çatı katının yüksekliğinin 90 cm'den 225 cm'ye çıkarılması karşılığında 2.800,00 TL, sözleşmeden önce yaptırdığı ve 480 m2 fayans imalât karşılığı 85 TL/m2 'den toplam 3.930,00 TL davacıya ödediğini, yine taşeronlara perde duvarı için 6.000,00 TL ödemeyi de kendisinin yaptığını, ayrıca eşinin davacıya 500,00 TL ödeme de bulunduğunu belirterek başkaca borcu kalmadığını açıklamıştır. Açıklamaya göre davacının yaptığı imalâtların davalı tarafından kabul edildiği ancak, ödeme savunmasında bulunduğu ve ibranameye dayandığı anlaşılmaktadır. Hemen
belirtilmelidir ki, ibra, ancak kapsamındaki alacak kalemleri için geçerlidir. Oysa davacı bunların dışında kalan imalât karşılığı alacağının ödenmediğini iddia etmiştir. Yine 6.000,00 TL ödemeye ilişkin 01.12.2006 tarihli belgede davacının imzası bulunmadığı gibi belgeyle ilgili beyanı da alınmadan ödemenin varlığı kabul edilemez.
O halde mahkemece yapılması gereken iş, sözleşme dışı bedel konusunda taraflar anlaşmadığı takdirde, uzman bilirkişiyle mahallinde keşif yapmak suretiyle davacının sözleşme kapsamındakileri kararlaştırılan fiyatla, sözleşme dışında yaptığı imalâtı yapım tarihindeki piyasa fiyatlarıyla hesaplatmak, davalının 3. kişilere davacı namına yaptığı ödemelerle eşi tarafından yapılan ödemeler konusunda davacı beyanını almak, ayrıca davalıya ödemelerle ilgili gerekirse yemin teklifine hakkı olduğu da hatırlatılarak böylece kanıtlanan ödeme tutarı, ibraname gözetilerek toplam iş bedelinden mahsupla sonucuna göre varsa davacının kalan alacağını hüküm altına almaktan ibarettir. Bu hususlar üzerinde durulmadan eksik incelemeyle ve hukuki değerlendirmede yanılgıya düşülerek davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olmuş, bozulması uygun bulunmuştur.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine, 23.12.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy