Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davacı vekili tarafından istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen günde taraf vekilleri yapılan tebligata rağmen gelmediklerinden ve incelemenin evrak üzerinden yapılmasına karar verildikten ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan sonra dosyadaki kağıtlar okundu işin gereği konuşulup düşünüldü:
- K A R A R -
Dava 04.12.2007 tarihli sözleşme uyarınca davacıya ödenmesi gereken 68.500,00 TL’nin ödenmemesi üzerine bu miktara cezai şart ve gecikme faizi de eklenerek yapılan ilâmsız icra takibine vâki itirazın iptâli, takibin devamı ve inkâr tazminatının tahsili, bu mümkün olmadığı taktirde 156 parselde B Blokta 1 numaralı daire tapusunun iptâli ile davacı adına tescili istemlerine ilişkin olup, mahkemece davalı İsmail hakkındaki davanın açılmamış sayılmasına, davalı şirket yönünden ise davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, verilen karar davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Mahkemece davalı savunması doğrultusunda 46.300,00 TL’nin ödendiği kabul edilerek sonuca varılmıştır. Oysa ödemeye ilişkin belgenin fotokopi olması ve davacı tarafından kabul görmemesi nedeniyle mahkemece belge aslının ibraz edilmesi aksi takdirde ödemenin nazara alınmayacağı meşruhatıyla davetiye çıkartılmış, tebliğ edilmesine rağmen belge aslı sunulmamıştır. Bu durumda fotokopi belgedeki imzanın incelenmesinin teknik olarak mümkün bulunmaması ve imzanın da inkâr edilmesi nedeniyle belgede gözüken ödeme miktarının nazara alınması mümkün değildir. Ödemeyi ispat külfeti davalıda olup ödeme belge ile kanıtlanmamıştır.
Davalı şirket delilleri arasında yemin kanıtı da bulunmaktadır. Bu nedenle mahkemece ödeme konusunda davalı şirketin davaya yemin teklifine hakkı olduğu hatırlatılıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ve yanlış değerlendirme ile davanın kısmen kabulü doğru olmamış, kararın bozulması uygun görülmüştür.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle kararın temyiz eden davacı yararına BOZULMASINA, davacı Yargıtay duruşmasında vekille temsil olunmadığından yararına vekâlet ücreti takdirine yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine, 01.12.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.