(1086 S. K. m. 287) (Bayındırlık İşleri Genel Şartnamesi m. 19)
Dava: Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak talebine ilişkin olup mahkemece Dairemizin bozma ilamına uyularak davanın kısmen kabulüne dair verilen karar davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Davacı hak edişlerden haksız olarak kesildiğini iddia ettiği kesintilere karşılık şimdilik 50.000,00 TL'nin tahsiline karar verilmesini talep etmiş, mahkemece davanın kabulüne dair verilen karar Dairemizce Bayındırlık İşleri Genel Şartnamesinin sözleşmenin eki olması nedeniyle HUMK.'nın 287. maddesi hükümleri de dikkate alınarak hak edişlere Bayındırlık İşleri Genel Şartnamesi'nin 39. maddesine uygun şekilde itiraz edilip edilmediğinin incelenmesi gerekçesiyle bozulmuştur. Mahkemece bozmaya uyularak alınan bilirkişi raporu da esas alınmak suretiyle hak edişlere itirazın bulunduğu kesin hak edişe itirazın bulunmamasına rağmen ara hak edişlerin itirazi kayıt ile imzalanmış olması nedeniyle itirazi kayıt olmaksızın imzalanmasının davacı açısından kabul anlamına gelmeyeceği gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Mahkemece hükmüne uyulan Dairemizin bozma ilamında da açıkça belirtildiği gibi Bayındırlık İşleri Genel Şartnamesinin 39. maddesinde hak edişlere itirazın şekli tanımlanmış, buna göre yüklenicinin varsa hak edişlere itirazlarını idareye vereceği ve bir örneğini de hak ediş raporuna ekleyeceği dilekçesinde açıklaması ve hak ediş raporunu idareye verilen .....tarihli dilekçemde yazılı itirazi kayıtla cümlesini yazarak imzalaması gerekmektedir. Somut olayda kesintilerin yapıldığı anlaşılan 29, 30, 31, 34, 35, 36, 37 nolu hak edişlerin sadece itiraz kaydıyla imzalandığı, bu haliyle hak edişlerin Bayındırlık İşleri Genel Şartnamesi'nin 39. maddesinde düzenlendiği şekilde itiraza uğramaksızın kesinleştiği anlaşılmaktadır. Bu nedenle davanın tümüyle reddi gerekirken kısmen kabulü doğru olmamış, hükmün bu nedenle davalı yararına bozulması uygun bulunmuştur.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün temyiz eden davalı yararına BOZULMASINA, 16.05.2011 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy