Mahkemesi :Asliye Hukuk Hakimliği
Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
- K A R A R -
Dava, 24.06.2000 tarihli çatı yapım işine ilişkin protokol uyarınca, ayıplı imalât bedelinin tahsiline karar verilmesi istemiyle açılmış, davalı cevap vermemiş, yokluğunda yapılan yargılama sonucu, davanın süresinde ayıp ihbarı yapılmadığı gerekçesiyle reddine dair verilen karar, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Taraflar arasında imzalanan sözleşme ile davalının yapımını yükümlendiği çatı imalâtında, davacının istemi üzerine 02.07.2001 tarihinde yapılan tespitte ayıplar bulunduğu, yeniden yapım bedelinin 8.939,80 TL olduğu saptanmış, rapor ve tespit dilekçesi davalıya tebliğe çıkartılmış ise de adresten ayrıldığından bahisle bila tebliğ iade olunmuştur. Eldeki davada davacı iş sahibi, saptanan bu ayıp bedelinin tahsiline karar verilmesini istemiştir. Davalı duruşmaya gelmeyerek ve cevap da vermediğinden davayı inkâr etmiş sayılır. Mahkemece sürede ayıp ihbarı yapılmadığı gerekçesiyle davayı reddetmiş ise de davalı bu yönde bir savunma getirmediği gibi tespit raporu tebliğe çıkartılmakla, ayıp ihbarının yapıldığı kabul edilmelidir (Hukuk Genel Kurulu 27.03.1991 tarih 1990/15-554 Esas, 1991/159 Karar). Öte yandan yine davalı cevap vermeyerek ihbar edilmediği savunmasında bulunmadığından mahkemece kamu düzeni ile de ilgisi bulunmayan bu husus resen gözetilemez (15 HD. 15.06.1992 gün ve 3006/3087 Karar). O halde tüm bu nedenlerle uyuşmazlığın esası incelenerek sonucuna uygun hükme varılması yerine yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olmuş, bozulması uygun bulunmuştur.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine, 01.12.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.