Mahkemesi :Asliye Hukuk Hakimliği
Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
- K A R A R -
Dava, davalı aleyhine girişilen icra takibine vâki itirazın iptâli, takibin devamı ve %40 icra inkâr tazminatının davalıdan tahsili istemiyle açılmış, mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen karar davalı vekilince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
2-Davalı cevabında teslim alınan helezonun ayıplı olması nedeniyle takipten sonra davacıyla anlaştıkları bedelin ödendiğini belirtmiştir. Mahkemece helezonun ayıplı olup olmadığı, ayıp ihbarının süresinde yapılıp yapılmadığı hususları incelenmemiştir. Davacının beyanına göre malın 12.01.2009'da teslim edildiği, yazılı ayıp ihbarının da 24.03.2009'da yapıldığı anlaşılmaktadır. Davalı iş sahibi teslim aldığı helezonu BK'nın 359. maddesi uyarınca imkânını bulur bulmaz muayene edip ayıpları varsa yükleniciye bildirmesi gerekmektedir. Gizli ayıplarda ise ayıbın ortaya çıktığı tarihte bildirim yapılması gerekir. Ayıp ihbarının yapıldığı hususu şahitlerle de kanıtlanabilir. Bu nedenle mahkemece davalı elinde olduğu anlaşılan helezonun uzman bir bilirkişiye incelettirilmesi, eserin reddi gerekip gerekmediği, ayıplı ise ayıbın açık mı gizli ayıp niteliğinde mi bulunduğunun açıklattırılması, davalının ayıp ihbarı yapıldığına dair şahitleri varsa dinlenmesi, eserin reddi gerektiği veya ayıplı olduğunun ve ihbarın süresinde yapıldığının saptanması halinde bilirkişinin belirleyeceği bedelden tenzili gereken miktarın davacı alacağından düşülerek itirazın iptâli hakkında hüküm kurulması gerekir.
Yine %40 icra inkâr tazminatı da bu inceleme sonucuna göre değerlendirilmelidir.
Öte yandan davacı vekili icra takibinden sonra 8.000,00 TL ödendiğini kabul ettiğinden icradan sonraki ödemeler bakımından 7.831,60 TL değil, 8.000,00 TL'nin alacaktan mahsubu gerekir.
Mahkemece bu hususlar üzerinde durulmadan eksik inceleme ve yanlış değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda 1. bette açıklanan nedenlerle davalının sair temyiz itirazlarının reddine, 2. bent uyarınca kabulü ile hükmün temyiz eden davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine, 21.12.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy