(818 S. K. m. 21) (6762 S. K. m. 20)
Dava: Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki taraf vekillerince istenmiş ve temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Dava, tapu iptali tescil, olmadığı takdirde 15.000,00 TL maddi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesi istemleriyle açılmış; mahkemece, davanın kısmen kabulü ile 8.526,00 TL maddi tazminatın davalıdan tahsiline ve fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiş ve verilen karar taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Davalı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
Davacı vekili, taraflar arasında Mersin 1. Noterliği'nce doğrudan düzenlenen kat karşılığı inşaat sözleşmesi yapıldığını, yüklenici olan müvekkili tarafından sözleşme konusu 1092 parsel sayılı taşınmaza inşaat yapıldığını, davacının zemin katta kendisine düşecek olan 2 nolu bağımsız bölüm yerine, 2 adet (1+1) daire yaptığını, daha sonra arsa sahibi davalının, arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi gereğince, yapılan paylaşım sonucu davacıya ait olan ve dava dışı üçüncü kişilere tapu dışı satılan bağımsız bölümlerin temliklerini yapmayacağını bildirdiğini ve zor durumda kalan davacının 11.05.2010 tarihli sözleşmeyi vekili aracılığıyla arsa sahibiyle yapmak zorunda kaldığını ve gerçekte 30.000,00 TL civarında olan (2) nolu konutu 5.000,00 TL bedelle davalı arsa sahibine satmak zorunda kaldığını; bu sebeplerle, 11.05.2010 tarihli sözleşmenin geçersiz olduğunu ileri sürerek, (2) nolu bağımsız bölümün davalı adına olan tapu kaydının iptali ile davacı adına tapuya tesciline; olmadığı takdirde 15.000,00 TL maddi tazminatın tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Yanlar arasında yapıldığı taraflarca kabul edilen 11.05.2010 tarihli ve (Teslim-Tesellüm Sözleşmesi ve İbraname) başlıklı adi yazılı sözleşme, (ibraname) hükmünü de içermektedir. Davacı vekilinin dava dilekçesi ve yargılama sırasındaki açıklamaları birlikte değerlendirildiğinde; 11.05.2010 tarihli sözleşmenin Borçlar Kanunu'nun 21. maddesi hükmünde düzenlenen gabin hukuki sebebiyle geçerli olmadığının, davanın hukuksal sebebi olarak ileri sürüldüğü anlaşılmaktadır. Davacı, tacir olup aynı zamanda yüklenicidir. Davalı ise, arsa sahibidir. TTK'nın 20/II. maddesi gereğince, tacir basiretli bir iş adamı gibi hareket etmek zorundadır. Gabinin unsurlarından olan subjektif unsur kapsamında darda kalma kendisinin veya yakınlarından birinin maddi veya manevi varlığını veya sosyal durumunu tehdit eden bir zararın varlığından korkmak demektir. Korkunun ise, eylemli olarak var olması ve sömüren kimsenin bu durumu bilmesi gerekmektedir. Oysa, somut olayda yüklenici davacının darda kalmasından söz edilemez. Çünkü, yüklenici arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi gereğince hakettiği bağımsız bölümlerin kendisine ya da istediği kimselere kayden intikallerini dava yoluyla sağlayabilme olanağına sahiptir.
11.05.2010 tarihli sözleşme ibra hükmünü de içermektedir. İbra, hakkın düşmesi sonucunu doğuran hukuksal bir işlem ve ayrıca alacaklının alacak hakkından vazgeçmesini veya borçlunun borcundan kurtulmasını sağlayan bir sözleşmedir. Yukarıda açıklanan hukuksal sebeplerle, Borçlar Kanunu'nun 21. maddesi hükmünde öngörülen koşullar gerçekleşmediğinden yanlar arasındaki 11.05.2010 tarihli sözleşme geçerli olduğu gibi, tarafların birbirlerini ibra ettiklerine dair sözleşme hükmü de geçerli olduğundan; mahkemece, davanın reddine karar verilmesi gerekirken hukuksal olmayan gerekçelerle davanın yazılı şekilde kısmen kabulüne karar verilmesi doğru olmamış ve kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda 1. bentte belirtilen nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddine, 2. bentte açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüne ve kararın davalı yararına bozulmasına, fazla alınan temyiz peşin harlarının istek halinde temyiz eden taraflara geri verilmesine, 15.05.2012 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy