Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki taraf vekillerince istenmiş ve temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
- K A R A R -
Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili talebinden ibarettir. Davacı yüklenici, davalı ise; iş sahibidir. Davacı yüklenici vekili, Muğla ili Datça ilçesinde bulunan davalıya ait taşınmaz üzerinde belediyece onaylanmış projeli inşaat ile ilgili 16.12.2010 tarihli birinci sözleşme ve haricen yapılan 2 nolu sözleşme uyarınca yapılan müteahhitlik işleri için sözleşmeden doğan ve sözleşme dışı işlerden kaynaklanan alacaklarının bulunduğunu belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 8.000,00 TL'nin ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, davalı vekili, davacıya 55.000,00 TL ödeme yapıldığını, işin eksik ve ayıplı olarak yapıldığını ve bu nedenle davalının sözleşmeyi feshettiğini belirterek davanın reddini savunmuş, mahkemece yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne karar verilmiş, verilen karar davacı ve davalı vekilleri tarafından yasal süresinde temyiz edilmiştir.
Davada, sözleşme kapsamında ve dışında yapılan imalâtın fazlaya ilişkin haklar saklı tutularak 8.000,00 TL'sinin tahsili istenmiştir. Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda piyasa fiyatlarına göre hesaplama yapılmıştır. Oysa taraflar arasında 16.12.2010 tarihli yazılı sözleşme bulunmaktadır. Bu sözleşme 09.05.2011 tarihinde davalı tarafından feshedilmiştir. Davacı da 25.04.2011 tarihi itibariyle sözleşme kapsamında 30.000,00 TL, sözleşme dışı 34.000,00 TL iş yaptığını iddia etmiştir.
Taraflar arasında imzalanan 16.12.2010 tarihli sözleşmede iş bedeli 145.000,00 TL+KDV olarak belirlenmiş olup, bu sözleşme niteliği itibariyle 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 365. maddesinde düzenlenen götürü bedelli eser sözleşmesidir. Götürü bedelle yapımı üstlenilen işlerde yüklenicinin hakettiği bedelin, gerçekleşen imalâtın yapılması gereken tüm imalâta göre fiziki oranını bulmak ve bu oranı götürü bedele uygulanmak suretiyle, sözleşme dışında imalât varsa sözleşme tarihinde yürürlükte olan mülga 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 413. maddesi uyarınca yapıldığı tarihteki piyasa rayiçlerine göre hesaplanması gerekir. Bu durumda mahkemece sözleşmenin 145.000,00 TL+KDV bedelli
olduğu gözetilerek, sözleşme kapsamında sayılan imalâtın ayıp ve eksik kısmı gözetilerek kabul edilebilir miktarının sözleşmenin tümüne göre fizikî oranını bilirkişilerden ek rapor alınarak hesaplatılmalı, bu miktara davacının sözleşme dışı imalâtının yapıldığı tarihteki piyasa fiyatlarıyla hesaplanan tutarı ilave edilmeli, böylece bulunacak yüklenici alacağından, davacı yüklenicinin ihtarnamesindeki kabulü de gözetilerek davalı tarafından kanıtlanan ödeme tutarı mahsup edilerek varsa kalan miktar üzerinden 6100 sayılı HMK'nın 26. maddesinde düzenlenen "taleple bağlılık ilkesi" gereğince taleple bağlı kalınarak hüküm kurulması gerekirken, eksik incelemeye dayalı olarak ve sözleşme dışına çıkılarak serbest piyasa fiyatlarıyla hesaplama yapan bilirkişi raporuyla bağlı kalınarak yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış ve kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle taraf vekillerinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün taraflar yararına BOZULMASINA, ödedikleri temyiz peşin harçlarıının istek halinde temyiz eden taraflara geri verilmesine, karara karşı tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteminde bulunulabileceğine 12.05.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy