Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi
Adsoy - Sedat Irmak
Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davalı şirket temsilcisi tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış, eksiklik nedeniyle mahalline iade edilen dosya ikmâl edilerek gelmiş olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
- K A R A R -
Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan iş bedeli alacağının tahsili istemine ilişkin olup mahkemenin; davanın kabulüne dair kararı davalı şirket temsilcisi tarafından temyiz edilmiştir.
Uyuşmazlık 29.09.2012 tarihli sözleşmeden kaynaklanmaktadır. Bu sözleşme niteliği itibarıyla sözleşme ve dava tarihinde yürürlüğe girmiş bulunan 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen bir eser sözleşmesidir. Davacı sözleşmenin taşeronu, davalı ise yüklenicisi konumundadır. Eldeki davada davacı taşeron, sözleşme hükümleri gereği peşinat olarak verilen 65.000,00 TL'nin davalı tarafa geri iade edildiğini, ancak; yapmış olduğu işin bedeli olan 46.020,00 TL'nin ödenmediğini iddia ederek, bu miktar iş bedelinin tahsiline karar verilmesini istemiştir. Davalı yüklenici ise, yapılan imalâtın kabul komisyonu tarafından yapılan incelemeye göre şartnameye uygun yapılmadığının tespit edildiğini ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Mahkemece, 24.11.2012 tarihli irsaliyeli fatura ile davalı şirkete toplam KDV dahil 46.020,00 TL tutarlı imalâtın teslim edildiği, iş bedelinin ise ödenmediği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Taraflar arasında düzenlendiği ihtilâfsız olan sözleşmenin 5. maddesinde, ürünlerin tesliminde kabul komisyonuna ürünlerin kabul ettirilmesi yükümlülüğünün davacıya ait olacağı, aksi halde ürünlerin yeniden yapılması ve iade hakkının davalıda saklı olduğu düzenlemesine yer verilmiştir. Sözleşmenin 5. maddesindeki bu düzenleme HMK'nın 193. maddesindeki delil sözleşmesi niteliğinde olup taraflarca ileri sürülmese dahi mahkemece re'sen dikkate alınması gerekir. Bir hususun ispatı için münhasır delil sözleşmesi yapılmış ise, delil sözleşmesinde kararlaştırılan delilden başka delil kabul olunmaz. Buna göre, taraflar, delil sözleşmesi ile aynı zamanda delillerini hasretmiş olurlar, yani taraflar, delil sözleşmesinde kararlaştırdıkları deliller dışında başka delil gösteremezler. Somut
./..
s.2
15.H.D.
2015/5320
2016/3358
olayda, davacı taşeron tarafından sözleşme hükümleri gereği imâl edilen ürünlerin bir kısmının 24.11.2012 tarihli irsaliyeli fatura ile davalıya teslim edildiği anlaşılmakla birlikte, kabul komisyonunca tutulan 26.11.2012 tarihli tutanağa göre, park malzemelerinin taşıyıcı konstrüksiyonlarının Q 114 mm çaplı ve galvaniz borudan olması gerekirken Q 90 mm çaplı ve galvanizli olmadığının tespit edildiği, ayrıca merdiven aralıkları ve kullanılan bir çok malzemenin teknik özelliklerinin şartnamedeki özelliklere uymadığı, bu nedenle gönderilen park malzemelerinin teslim alınmadığı belirtilmiştir. Şu halde davacı eseri; sözleşme, teknik şartname ile fen ve sanat kurallarına göre teslim edememiştir. Bu durumda kabul komisyonu kararının taşıdığı delil sözleşmesi niteliğine göre açılmış bulunan davanın reddine, davalı elinde bulunan ve kabul edilmeyen malların davacıya iadesine karar verilmesi gerekirken hukuki değerlendirmede yanılgıya düşülerek davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmamış, açıklanan nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle kararın temyiz eden davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine, karara karşı tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteminde bulunulabileceğine 13.06.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy