Mahkemesi:Ticaret Mahkemesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davalı vekili tarafından istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen günde davacı vekili Avukat .. ile davalı vekili Avukat ... geldi. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan taraflar avukatları dinlendikten sonra eksiklik nedeniyle mahalline iade edilen dosya ikmâl edilerek gelmiş olmakla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği konuşulup düşünüldü:
- K A R A R -
Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan ayıplı ifa nedeniyle ödenen iş bedelinin yükleniciden tahsili amacıyla girişilen icra takibine vaki itirazın iptâli, takibin devamı ve icra inkâr tazminatının davalı yüklenici şirketen tahsili istemlerine ilişkin olup, mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen karar, davalı şirket vekilince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
2-2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 67/II. maddesine göre, alacaklı yararına icra inkâr tazminatına hükmedilebilmesi için borçlunun takibe itirazında haksız olması gerekir. Alacak, likit olmayıp varlığının ve miktarının belirlenmesi bilirkişi incelemesi yapılmasını gerektiriyorsa, borçlunun itirazında haksız olduğundan söz edilemez.
Somut olayda, davalı yüklenici şirket tarafından davacı iş sahibi şirketin bilgisayarlarına demo olarak kurulan sistem için gerekli bulunan malzemelerin kurulan bu sistem dışında çalışmasının mümkün olup olmadığının belirlenmesi ve bu kapsamda iş sahibinin bir alacağının bulunup bulunmadığının bilirkişi incelemesi ile tespit edileceğinden, alacağın likit olduğundan söz edilemez. Buna göre, davacı iş sahibinin icra inkâr tazminatı talebinin reddine karar verilmesi gerekirken, kabulü doğru olmamıştır. Anılan bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3. maddesi yollamasıyla uygulanması gereken mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 438/VII. maddesi uyarınca kararın düzeltilerek onanması uygun bulunmuştur.
SONUÇ: Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle davalı yüklenici vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, 2. bent uyarınca kabulüyle kararın hüküm fıkrasının (1) numaralı bendinin beşinci paragrafının hüküm fıkrasından çıkarılmasına, yerine "Şartları oluşmadığından icra inkâr tazminatı isteminin reddine," ifadesinin yazılmasına, kararın değiştirilmiş bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 1.100,00 TL duruşma vekâlet ücretinin davacıdan alınarak Yargıtay'daki duruşmada vekille temsil olunan davalıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine, karara karşı tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteminde bulunulabileceğine 23.05.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.