Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
- K A R A R -
Dava, eser sözleşmesinden kaynaklı ayıplı ve eksik işler bedelinin tazmini, cezai şart ile sözleşmeye aykırılık nedeni ile maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkin olup; mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Mahkemece 27.05.2015 tarihli duruşmada tefhim edilen kısa kararda;
"7.162,48 TL eksik işler bedelinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine...",
Gerekçeli kararda ise;
"8.172,48 TL eksik işler bedelinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine..." karar verilmiş, kısa karar ile gerekçeli kararın hüküm kısmı arasında çelişki oluşmuştur.
Adil yargılanma hakkı Anayasamızın 36/1. maddesinde ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 6. maddesinde düzenlenmiştir. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin bazı kararları ile Anayasa Mahkemesi'nin bireysel başvuruya ilişkin bazı kararlarında gerekçeli karar hakkının adil yargılanma hakkının somut görünümlerinden olduğu belirtilmiştir. Anayasa'nın 141/3. maddesine göre bütün mahkemelerin her türlü kararları gerekçeli olarak yazılır. Adil yargılanma hakkının sağlanması kapsamında kararların gerekçeli olmasıyla ilgili kamu düzenine ilişkin hükümlere 6100 sayılı HMK'da da yer verilmiştir. HMK'nın 297. maddesine göre hükümde tarafların iddia ve savunmalarının özeti, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususlar, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan deliller, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesi, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebepleri yer almalı ve sonuç kısmında da taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir. HMK'nın 298/2. maddesinde ise gerekçeli karar, tefhim edilen hüküm sonucuna aykırı olamaz hükmü mevcuttur.
Bu hükme göre; gerekçeli karar, tefhim edilen hüküm sonucuna aykırı olamayacağından, Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu'nun 10.04.1992 gün,
1991/7 Esas, 1992/4 Karar sayılı kararında da kısa kararla gerekçeli kararın hüküm fıkralarının çelişkili olmasının bozma nedeni olacağı kabul edildiğinden, diğer temyiz itirazları incelenmeksizin kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine, karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere 02.10.2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy