Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davalı tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
- K A R A R -
Dava, davacının eser sözleşmesinden kaynaklanan iş bedeli olarak verilen çek nedeni ile borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkin olup, mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen hüküm davalı tarafından yasal süresi içerisinde temyiz edilmiştir.
1- Mahkemenin 13.04.2016 tarihli ve 2014/1410 Esas, 2015/1040 Karar sayılı kararı ile 10.03.2016 tarihli muhtıranın 21.03.2016 tarihinde tebliğ edilmesine rağmen temyiz harcının ödenmemesi nedeni ile temyiz talebinin reddine karar verilmiş ise de, davalının anılan muhtıra üzerine 28.03.2016 tarihinde temyiz harcını ikmal ettiği anlaşıldığından, mahkemece verilmiş bulunan 13.04.2016 tarihli temyiz talebinin reddine dair kararın kaldırılmasına karar verildi, işin esasının incelenmesinde ise,
2- Taraflar arasında 06.07.2014 tarihli ve 10.450,00 TL götürü bedelli eser sözleşmesi ilişkisi kurulduğu anlaşılmaktadır. Uyuşmazlık, davalı tarafından gerçekleştirilen işlerin bedelinin davacı tarafından ödenip ödenmeyeceğine ilişkindir. Her ne kadar mahkemece davadışı 3. kişi ile yapılan 29.09.2014 tarihli sözleşme bedeli olan 7.000,00 TL ile PTT hizmet binası yapım işine dair 43 gün karşılığı 2.193,00 TL gecikme cezası bedelinin mahsup edilerek davacının 10.000,00 TL bedelli çek dolayısıyla 9.193,00 TL borçlu olmadığının tespitine karar verilmiş ise de, davalı savunmasında işin kendisi tarafından yapıldığını, duvarların dolgu kısmının tamamlanmaması nedeni ile sadece kapı pervazlarının kaldığını, kendisine bu konuda herhangi bir ihtarname gönderilmediğini belirtmiştir. Mahkemece 27.04.2015 tarihinde gerçekleştirilen keşifte işin tamamlandığı anlaşılmıştır. Yine davacı tarafça 3. kişi ile gerçekleştirilen sözleşme örneği dosyaya ibraz edilmiş ise de, dava konusu isteme ilişkin sözleşmenin davacı tarafından usulen fesih edildiği kanıtlanamadığı gibi, 3. kişi
ile gerçekleştirildiğinden bahisle dosyaya ibraz edilen sözleşmenin de her zaman düzenlenmesi mümkün bulunduğundan bu savunmanın kabulü mümkün değildir. Öyleyse tüm imalâtın davalı tarafından yapıldığı kabul edilmelidir. Aksi tanıklarla da kanıtlanamaz. Öte yandan, davacı taraf PTT hizmet binası yapım işine dair gecikme cezası ödediğini ve hakedişten kesildiğini belirtmiş ise de söz konusu gecikmenin davalının imalâtından kaynaklandığı saptanamamıştır. Bu nedenlerle, mahkemece davanın reddine karar verilmesi gerekirken kabulü şeklinde hüküm kurulması yerinde olmamış, kararın bozulması uygun bulunmuştur.
SONUÇ: Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle mahkemenin vermiş olduğu 13.04.2014 tarihli ve 2014/1410 Esas, 2015/1040 Karar sayılı kararın kaldırılmasına, 2. bentte açıklanan nedenlerle kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine, karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere 03/10/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy