Mahkemesi:Asliye Hukuk Mahkemesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davalılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
- K A R A R -
Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak talebine ilişkin olup mahkemece davanın kabulüne dair verilen karar davalılar tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı davasında davalılara ait olan gayrımenkul üzerine inşaat yapımı konusunda aralarında kat karşılığı inşaat sözleşmesi düzenlendiğini, bu sözleşmenin feshi ile ilgili davanın derdest olduğunu belirterek dava konusu olan taşınmazlar üzerine yapılan inşaatların yapım bedeli alacağının davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Dosya kapsamına göre taraflar arasında 04.09.1989 tarihli kat karşılığı inşaat sözleşmesinin düzenlendiği, inşaatın süresinde bitirilememesi nedeniyle davalı arsa sahipleri tarafından davacı yüklenici aleyhine ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi 1997/18 Esas sayılı dosyada sözleşmenin feshi talebiyle dava açıldığı, mahkemece davanın reddine karar verilmesi üzerine bu kararın Dairemizin 2002/704 Esas 2002/2826 Karar sayılı ilâmı ile fesih şartlarının oluştuğu, yüklenicinin yaptığı %31,06 seviyesindeki imalât bedelinin hesaplattırılarak yükleniciye imalât bedelinin ödenmesine kadar hapis hakkının verilmesi gerektiği belirtilerek bozulduğu, mahkemenin bozmaya uyarak 29.03.2004 tarihli kararı ile sözleşmenin feshine imalât bedelinin tahsiline karar verildiği, bu kararında arsa sahiplerince temyizi üzerine Dairemizin 2004/4292 Esas 2005/1228 Karar sayılı 04.03.2005 tarihli kararı ile diğer temyiz itirazlarının reddi ile fesih davasının açıldığı tarih itibarı ile imalât miktarının %31,06 olduğu davanın açılmasından sonra imalâta devam edilerek %38,49 oranına çıkarıldığı belirtilerek davanın açılmasından sonra yapılan imalâtlar için ayrıca dava
açılabileceği gerekçesi ile bozulmasına karar verildiği, mahkemece bozmaya uyularak verilen kararın henüz kesinleşmediği anlaşılmakta olup eldeki davanın da sonradan yapılan imalâtların bedelinin tahsili talebiyle açıldığı, başlangıçta her iki dosyanın birleştirilmesine rağmen sonradan tefrik edilerek eldeki dava hakkında ayrıca karar verildiği anlaşılmaktadır.
HMK 166. maddeye göre; aynı yargı çevresinde yer alan aynı düzey ve sıfattaki hukuk mahkemelerinde açılmış davalar, aralarında bağlantı bulunması durumunda, davanın her aşamasında, talep üzerine veya kendiliğinden ilk davanın açıldığı mahkemede birleştirilebilir. Birleştirme kararı, ikinci davanın açıldığı mahkemece verilir ve bu karar, diğer mahkemeyi bağlar. Birleştirme kararı, derhâl ilk davanın açıldığı mahkemeye bildirilir. Davaların aynı veya birbirine benzer sebeplerden doğması ya da biri hakkında verilecek hükmün diğerini etkileyecek nitelikte bulunması durumunda, bağlantı var sayılır. Somut olayda her iki dosyadaki uyuşmazlığın aynı sözleşmeden kaynaklandığı, taraflarının aynı olduğu, ve bir davada verilecek karar, diğer davanın sonucunu doğrudan etkileyeceğinden fiili ve hukuki irtibat yani bağlantı sebebiyle ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nde 1997/18 Esas sayılı dosya numarası ile açılıp bozma sonrası 2002/1210 Esas numarasını alan dosyanın eldeki dava ile birleştirilmesi sağlanarak davanın sonuçlandırılması gerekirken, daha önce birleştirilmesine rağmen dosyaların tefrik edilerek yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış ve hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenle kararın temyiz eden davalılar yararına BOZULMASINA, bozma nedenine göre davalıların diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davalılara geri verilmesine, karara karşı tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteminde bulunulabileceğine 19.06.2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy