Davacı ... Genel Müdürlüğü'ne izafaten DSİ 3. Bölge Müdürlüğü ile davalı ... arasındaki davadan dolayı ... 2. Asliye Hukuk Hakimliğince verilen 21.12.2017 gün ve 2014/253 E.-2017/497 K. sayılı hükmü onayan Dairemizin 29.05.2019 gün ve 2019/1496 E.-2019/2613 K. sayılı ilamı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
K A R A R -
Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan iş bedeli alacağının tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen kararın, davacı vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizden verilen 29.05.2019 gün, 2019/1496 Esas, 2019/2613 Karar sayılı onama ilamına karşı davacı vekilince yasal süresi içerisinde karar düzeltme talebinde bulunulmuştur.
1-Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer karar düzeltme talepleri yerinde görülmemeş, reddi gerekmiştir.
2-Dava dilekçesinde talep edilen alacağın ihtarname tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte tahsili talep edilmiştir. Ön sözleşmenin 7. maddesinde tahmini miktarları gösterilen bedellerin ödenmesi ile ilgili olup davalı iş sahibi, iş tamamlanmasına rağmen bedelini ödememek suretiyle temerrüde düştüğü ve devir sözleşmesi imzalanmadığından sözleşmenin bu hükmünün uygulanması mümkün değildir. Eser sözleşmesinden kaynaklanan uyuşmazlıklarda bir alacağa temerrüt faizi yürütülebilmesi için borcun kararlaştırılan kesin vadede ödenmemiş ya da alacaklının usulüne uygun ihtarına rağmen borcu ödememiş olması gerekir. Davacının 28.03.2011 tarihli ihtarnamesi, miktar da belirtilerek ödeme talebini içermediğinden temerrüde esas teşkil edmediği gibi kesin vadede de bulunmadığından davalı davanın açılmasıyla temerrüde düşmüştür.
Bu durumda mahkemece, kabul edilen alacağın dava tarihi itibariyle işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesi gerekirken fazlaya ilişkin istemin reddi kapsamında faiz talebinin de reddi doğru olmamıştır. Hükmün bu yönden bozulması gerekir. Ancak yapılan bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı HMK’nın geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 HUMK’nın 438/VII. maddesi uyarınca hükmün düzeltilerek onanması uygun bulunmuştur.
SONUÇ: Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle davacının diğer karar düzeltme taleplerinin reddine, 2. bent uyarınca kabulüyle Dairemizin 29.05.2019 gün, 2019/1496 Esas, 2019/2613 Karar sayılı onama ilamının kaldırılarak, mahkeme kararının hüküm kısmının 1. bendine 237.402,12 TL rakamından sonra gelmek üzere “alacağın 02.07.2012 dava tarihinden itibaren değişen oranlarla yasal faizi ile birlikte” cümlesinin yazılmasına ve kararın ilave edilen bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 25.02.2020 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy