(5237 S. K. m. 155) (5271 S. K. m. 231) (YHGK 03.02.2009 T. 2008/11-250 E. 2009/13 K.)
Dava: Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Karar: Güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için; failin bir malın zilyedi olması, malın iade edilmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere faile rızayla tevdi ve teslim edilmesi, failin kendisine verilen malı, veriliş gayesinin dışında, zilyedi olduğu malda malikmiş gibi satması, rehin etmesi, tüketmesi, değiştirmesi veya bozması ve benzeri şekillerde tasarrufta bulunması ya da devir olgusunu inkar etmesi şeklinde, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Somut olayda; Sanığın; katılanın 30.3.1992 tarihinde verdiği vekaletname uyarınca 372 parsel sayılı satın aldığı taşınmazı, katılanın diğer taşınmazıyla birleşmesinden sonra aynı vekaletnameyle aradan 13 yıl geçmesine rağmen damadı olan sanık Z. G.'e değerinin altında sattığı, parayı da katılana vermediği olayda, 5237 Sayılı T.C.K.nun 155/1 maddesinde düzenlenen güveni kötüye kullanma suçu kapsamında kalan sanığın eylemi yönünden gerekçeyle uyumlu olmayacak şekilde hüküm kurularak çelişkiye neden olunması suretiyle C.M.K.232. maddesine aykırı davranılması,
Kabule göre de;
Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 3.2.2009 tarih ve 2008/11-250 Esas, 2009/13 Sayılı kararında da belirtildiği üzere; koşullu bir düşme nedeni olan hükmün açıklanmasının geri bırakılması kurumunun; mahkumiyet, suç niteliği ve ceza miktarına dair objektif koşulların varlığı halinde, mahkemece diğer kişiselleştirme hükümlerinden önce ve re'sen değerlendirilmesi gerektiği ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması kurumunun kurulan mahkumiyet hükmünün hukuki bir sonuç doğurmamasını ifade etmesi ve doğurduğu sonuçlar itibariyle para cezasına çevirme tedbirine göre sanığın daha lehine olduğu gözetilmeden sanık hakkında cezanın para cezasına çevrilmesi nedeniyle şeklindeki yasal olmayan gerekçeyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş, sanıklar müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 Sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 Sayılı C.M.U.K. nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 03.06.2013 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy