(2709 S. K. m. 40) (5237 S. K. m. 53, 157) (765 S. K. m. 503, 522, 523) (5271 S. K. m. 231, 232) (5252 S. K. m. 9)
Dava ve Karar: Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Hüküm fıkrasında, Anayasa'nın 40/2, 5271 sayılı CMK'nın 34/2, 231/2 ve 232/6 ncı maddeleri uyarınca başvurulacak kanun yoluyla ilgili başvuru şeklinin tereddüte yer bırakmayacak biçimde açıkça gösterilmediği anlaşıldığından; hükümlünün 02.08.2005 tarihli temyiz isteminin öğrenme üzerine ve süresinde olduğu kabul edilip temyiz talebinin reddine ilişkin 12.08.2005 günlü ek karar kaldırılarak, 07.07.2005 tarihli ek-kararın incelenmesinde,
Davanın esasını çözen veya bunda değişiklik yapan sonuç kararlar duruşma dışında verilmiş olsalar bile temyiz edilebileceği ve bu nedenle hükümlü müdafiinin istemi temyiz niteliğinde olduğu kabul edilerek yapılan incelemede:
1- Kararın gerekçe bölümünde; 5252 sayılı Türk Ceza Kanunun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9/3 üncü maddesi uyarınca suç tarihinde yürürlükte bulunan 765 sayılı Yasayla sonradan yürürlüğe giren 5237 sayılı Yasanın ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle lehe yasanın tespiti gerektiği cihetle, bu ilkelere uyulmadan duruşma açılıp taraflar çağrılarak ve uygulamalı karşılaştırma yapılmadan gerekçeden yoksun olarak denetime olanak vermeyecek şekilde soyut ifadelerle, 765 sayılı TCK'un 503/1, 522, 523 maddesinin uygulanması halinde tayin olunacak cezanın sanıklar lehine olacağı gözetilmeden, yazılı şekilde, dosya üzerinden inceleme yapılarak, 5237 Sayılı Türk Ceza Kanununun lehe olduğundan bahisle hüküm kurulması,
2- Kabule göre, 5237 Sayılı Yasanın 53 üncü maddesinin 1 inci fıkrasının c bendinde yer alan kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık haklarına ilişkin hak yoksunluğunun, aynı maddenin 3 üncü fıkrasına göre koşullu salıverilmeye kadar uygulanabileceği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
Sonuç: Yasaya aykırı, hükümlünün temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükümlerin bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1 inci maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.un 321 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA, 12.03.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy