(5237 S. K. m. 168)
Dava ve Karar: Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Mala zarar verme suçu başkasının mülkiyetinde bulunan taşınır veya taşınmaz malın kısmen veya tamamen yıkılması, tahrip edilmesi, yok edilmesi, bozulması kullanılamaz hale getirilmesi veya kirletilmesiyle oluşur. Bu bakımdan, söz konusu suç, seçimlik hareketli bir suçtur. Yıkma, yalnızca taşınmazlar için söz konusudur. Taşınmazın önceki kullanış biçimine uygun olarak bir daha kullanılamaz duruma getirilmesini ifade eder. Yok etme, suça konu şeyin maddi varlığını ortadan kaldırmaktır. Bozma, suça konu şeyin, amacına uygun olarak kullanılması olanağım ortadan kaldırmaktır. Kirletme, başkasının binasının duvarına yazı yazmak, resim yapmak, afiş ve ilan yapıştırmak şeklinde gerçekleştirilmektedir.
Sanık ile katılan arasında daha öncesinde arazi meselesi nedeniyle husumet bulunduğu, sanığın, babasına ait arazinin biçilmesi nedeniyle katılana ait eve gittiği ve eline geçirdiği taşla evin camını kırdığı iddia edilen olayda; mahkemenin suçun sübut bulduğuna ilişkin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir. Ancak;
Sanığın yargılamanın tüm aşamalarında zararı karşılayacağını belirtmesi, katılanın da ödemeyi kabul etmemesi karşısında; zarar miktarı belirlenerek tevdi mahalli tayin edilip zararın sanık tarafından tevdi mahalline ödendiği taktirde sanık hakkında TCK'nun. 168 maddesinin uygulanması gerekeceğinin gözetilmemesi,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 Sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 19.02.2013 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy