(5237 S. K. m. 43, 50) (5395 S. K. m. 3)
Dava: Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Karar: 5395 Sayılı Kanun'un 3/a-2 maddesine göre kanunlarda suç olarak tanımlanan bir fiili işlediği iddiasıyla hakkında soruşturma veya kovuşturma yapılan ya da işlediği fiilden dolayı hakkında güvenlik tedbirine karar verilen çocuk için suça sürüklenen çocuk ifadesinin kullanılması gerekirken sanık ifadesinin kullanılması mahallinde düzeltilebileceğinden bozma nedeni yapılmamıştır.
Mala zarar verme suçu başkasının mülkiyetinde bulunan taşınır veya taşınmaz malın kısmen veya tamamen yıkılması, tahrip edilmesi, yok edilmesi, bozulması kullanılamaz hale getirilmesi veya kirletilmesiyle oluşur. Bu bakımdan, söz konusu suç, seçimlik hareketli bir suçtur. Yıkma, yalnızca taşınmazlar için söz konusudur. Taşınmazın önceki kullanış biçimine uygun olarak bir daha kullanılamaz duruma getirilmesini ifade eder. Yoketme, suça konu şeyin maddi varlığını ortadan kaldırmaktır. Bozma, suça konu şeyin, amacına uygun olarak kullanılması olanağını ortadan kaldırmaktır. Kirletme, başkasının binasının duvarına yazı yazmak, resim yapmak, afiş ve ilan yapıştırmak şeklinde gerçekleştirilmektedir.
Zilyedinin rızası olmadan başkasına ait taşınır bir malı, kendisine veya başkasına bir yarar sağlamak maksadıyla bulunduğu yerden almak, hırsızlık suçunun temel şeklidir. Taşınır malın alınmasının suç oluşturabilmesi için, zilyedinin rızasının bulunmaması gerekir.
Somut olayda; suça sürüklenen çocukların birlikte Cevizli İlköğretim Okulunda bulunan kamu malı niteliğindeki kantinin kapısını birisi Ocak 2007 ayı içinde, diğeri ise 2.3.2007 tarihinde olmak üzere iki kez kazmayla kırarak zarar verip açarak okul kantininden çeşitli yiyecek malzemelerini, deodorant, saat ve benzeri malları çalmaları şeklindeki eylemlerinin kamu malına zarar verme ve kamu kurumundaki eşya hakkında hırsızlık suçlarını oluşturduğuna yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, suça sürüklenen çocuklar müdafiinin diğer temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
1- 5237 Sayılı Kanunun 50/3. maddesi gereğince, fiili işlediği tarihte 18 yaşını doldurmamış ve sabıkasız olan suça sürüklenen çocuklar hakkında tayin edilen kısa süreli hapis cezasının aynı maddenin 1. fıkrasında yazılı seçenek yaptırımlarından birine çevrilmesinin zorunlu olduğunun gözetilmemesi,
2- Suça sürüklenen çocukların aynı okula ve içerisindeki kantine Ocak ve Mart aylarında iki kez girip mala zarar verme ve hırsızlık suçlarını işlemeleri karşısında; suça sürüklenen çocukların aynı suç işleme kararıyla değişik zamanlarda eylemlerini gerçekleştirmiş olmaları sebebiyle T.C.K.nın 43. maddesinde düzenlenen zincirleme suç hükümlerinin uygulanması gerektiğinin gözetilmeden atılı suçlardan iki kez uygulama yapmak suretiyle fazla ceza tayini.
Sonuç: Bozmayı gerekirmiş, suça sürüklenen çocuklar müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 Sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 Sayılı C.M.K.nun 321. maddesi uyarınca bozulmasına, temyiz harcının istenmesi halinde iadesine, 04.06.2013 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy