(5237 S. K. m. 53, 158)
Dava ve Karar: Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanıklar V. Ö. ve N. Ö. hakkında dolandırıcılık suçundan kurulan hükümlerin temyiz isteklerinin incelenmesinde;
Sanık V. Ö. müdafiinin vaki duruşmalı inceleme isteminin hükmolunan cezanın süresine göre koşulları bulunmadığından 5320 sayılı yasanın 8/1 inci maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 318 inci maddesi gereğince REDDİNE,
Sanık N. Ö. hakkında katılan S. A.'e yönelik beraat hükmü kurulurken hüküm fıkrasında, katılanın adının sehven S. A. yazılmış olması, karar başlığında katılanın T.C. Kimlik numarası doğru olarak yazıldığından açık kimliği açıkça belirlenebildiği anlaşılmakla; mahallinde düzeltilebilir kabul edilmiştir.
Sanıklara isnat edilen suçların niteliği işleniş şekli ve yoğunluğu göz önüne alınarak temel hürriyeti bağlayıcı cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması aleyhe temyiz konusu yapılmadığından bozma sebebi yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1- Sanıklar hakkında katılanlar A. K. ve S. D.'a yönelik kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz isteklerinin incelenmesinde;
a- Sanıkların katılanlar A. K. ve S. D.'a karşı dolandırıcılık suçunu birden fazla kişiye karşı olmayıp sadece aynı yer ve zamanda A. K.'na yönelik işlediklerinin anlaşılması karşısında sanıklar hakkında bir kez hüküm kurulması gerekirken yazılı şekilde her bir katılana yönelik eylemleri nedeniyle ayrı ayrı mahkumiyet hükmü kurularak fazla ceza tayini
b- 5237 sayılı TCK'nın 158/1-h maddesinde öngörülen adli para cezasının üst sınırı "5000 güne kadar adli para cezası" olduğu gözetilmeden, sanıklar hakkında anılan madde gereğince 5150'şer gün adli para cezasına hükmedilmesi,
2- Sanıklar hakkında katılanların tamamına yönelik kurulan mahkumiyet hükümlerde temel ceza alt sınırdan tayin edilirken adli para cezasının denetime izin verilecek şekilde gerekçe gösterilmeden sağlanan haksız çıkar tutarın yakın rakamlar ölçü alınıp bu ölçüde de tüm mağdur uygulamalarında farklı kabullerle çelişki yaratılması,
3- 5237 Sayılı Yasanın 53 üncü maddesinin 1 inci fıkrasının c bendinde yer alan kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık haklarına ilişkin hak yoksunluğunun, aynı maddenin 3 üncü fıkrasına göre koşullu salıverilmeye kadar uygulanabileceği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş, temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 Sayılı Yasanın 8/1 inci maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 Sayılı CMUK.un 321 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA, 04.04.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy