(5237 S. K. m. 53) (5320 S. K. m. 8)
Dava ve Karar: Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Mala zarar verme suçu, başkasının mülkiyetinde bulunan taşınır veya taşınmaz malın kısmen veya tamamen yıkılması, tahrip edilmesi, yok edilmesi, bozulması, kullanılmaz hale getirilmesi veya kirletilmesiyle oluşur.
Zilyedinin rızası olmadan başkasına ait taşınır bir malı, kendisine veya bir başkasına yarar sağlamak maksadıyla bulunduğu yerden almak, hırsızlık suçunun temel şeklidir. Taşınır malın alınmasının suç oluşturabilmesi için, zilyedinin rızasının bulunmaması gerekir.
Sanığın kasten işlemiş olduğu suçtan dolayı hapis cezasına mahkumiyetinin kanuni sonucu olarak, hakkında 5237 sayılı TCK'nun 53. maddesinde belirtilen hak yoksunluklarının uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi infaz sırasında dikkate alınabileceğinden bozma sebebi yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Katılanın, sanığın oğlunun borcu nedeniyle icra müdürlüğünün açtığı ihale yoluyla satın aldığı evde oturan sanığa, evi 6 ay içerisinde boşaltması hususunda katılan tarafından noterden ihtarname gönderildiği, sanığın evi boşaltırken bahçe kapıları, bina giriş ve oda kapıları ile kömürlüğün kapı ve penceresini sökerek götürdüğünün anlaşılması karşısında, zilyedin rızası dışında evin mütemmim cüzlerini götürmekten ibaret eylemin hırsızlık suçunu oluşturduğu gözetilmeksizin, yazılı şekilde mala zarar verme suçundan mahkumiyetine karar verilmesi,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK. nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 19.06.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy