(5320 S. K. m. 8) (1412 S. K. m. 318) (5271 S. K. m. 46) (5237 S. K. m. 204)
Dava ve Karar: Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanık M. K. müdafiinin duruşmalı inceleme isteminin, hükmolunan cezaların türü ve sürelerine göre koşulları bulunmadığından 5320 sayılı yasanın 8/1 maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 318 inci maddesi uyarınca reddine karar verilmiş ve Yukarıdaki fıkranın (a) bendinde belirtilen dışında kalan kişiler ilgilinin rızasının varlığı halinde tanıklıktan çekinemez şeklindeki CMK'nun 46/2 nci maddesi hükmü nazara alındığında; tebliğnamedeki 1 nolu bozma düşüncesine iştirak olunmamıştır.
01.04.2011 tarihli oturumda incelenip, aynı mahkemenin 2004/122 Esas sayılı dosyasına ait olduğu düşünülen dosyamızdaki 28.04.2004 tarihli iddianame içeriğinden; katılanın şikayetçiler sanık M.'in ise sanıklar arasında yer aldığı, H. oğlu 1963 doğumlu sanık M. K.'in Alanya-Dim çayı üzerinde yapılmakta olan baraj nedeniyle gündeme gelecek kamulaştırma işlemleri nedeniyle müştekilerin köyüne değişik tarihlerde yanına evrakı tefrik edilen (Bakanlık soruşturması süren) Avukat H. B.'u da alarak gidip toplantılar yaptığı, kendini başarılı, şirketler sahibi iş adamı, yanındaki avukatı da başarılı kamulaştırma avukatı olarak nitelendirip, kamulaştırma bedelinin umulandan fazla alınabileceğini, işlemler nedeniyle gereken bütün masrafların bizzat kendisi tarafından karşılanacağını, işin %10 ücretle takip edileceğini söyleyip, onları ikna ederek, vekaletnameler çıkarılmasını sağladığı, ilerleyen zaman içinde aralarında boş bonoların da yer aldığı bir kısım belgeleri resmi kurumlardan paranızı daha çabuk-kolay alabilmeniz için gerekli diyerek müştekilere imzalattıkları, bilahare çeşitli nedenle çıkan ihtilaf üzerine vekaletname azillerinin başlaması nedeniyle sahte senetleri icraya koyma tehditlerinin olduğu bir kısım icra takiplerinin de yapıldığı, Alanya İcra Hukuk Mahkemesinin 2008-758 Esas sayılı dosyasına giren 29.06.2009 günlü bilirkişi raporunda suça konu bonodaki düzenleyici imzasının A. K. (katılan) eli ürünü olabileceği yönünde bir kısım benzerliklere rastlandığı görüşünün ortaya konulduğu tüm dosya kapsamından anlaşılmakla; 04.08.2008 tarihinde icra takibinde konulan suça onu 10.01.2006 tanzim tarihli senedin yukarında özeti aktarılan 28.04.2004 tarihli iddianame anlatımı kapsamında o dönemde şikayetçi-katılandan alınmış boş bono olup olmadığının kuşkuya yer bırakmayacak şekilde belirlenmesi, 2004/122 Esas sayılı bahsi geçen dosyanın akıbetinin araştırılması, getirilip ayrıntılı biçimde incelenmesi ve geniş özetinin tutanağa geçirilmesi, bu davayı ilgilendiren, sonuca etkili olabilecek tüm bilgi-belgelerin onaylı örneklerinin intikalinin sağlanması, anılan kamu davası derdest ise, davalar arasında irtibat bulunup bulunmadığının değerlendirilmesi, Avukat H. B. hakkında tefrik edildiği belirtilen evrakın sonucunun öğrenilmesi varsa dosyanın getirtilip incelenmesi, benzer şekilde Avukat S. A. hakkında konuyla ilgili bir soruşturma olup olmadığının öğrenilmesi, sanık M.'in vekili olan bu avukat tarafından 08.09.2008 tarihinde icra dairesinden alınan paranın takip alacaklısı sanık M.'e ödenip ödenmediğinin araştırılması ödenmişse belgesinin onaylı örneğinin getirilmesi, sanık M.'in 07.02.2012 havale tarihli temyiz dilekçesinde belirtildiği üzere ilk vekaletnamesini Avukat K. U.'a verilip verilmediğinin soruşturulup vermiş ise onaylı örneğinin getirilmesi, diğer sanık M. K.'in yanında çalıştığı ileri sürülüp olay hakkında bilgisi olduğu savunulan R. D.'ın ve Avukat K. U.'ın yanından ayrılıp Avukat S. A.'ın yanında çalışmaya başlayan sekreterin kimliği tespit olunarak tanık sıfatıyla dinlenmeleri, suça konu senetteki imzanın katılanın eli ürünü olabileceği yönündeki yukarıda zikredilen bilirkişi raporundan hareketle Adli Tıp ihtisas dairesinden rapor aldırılması, toplanan deliller ortaya konulup birlikte değerlendirilerek varılacak sonuca göre sanıkların hukuki durumlarının takdir ve tayini gerekirken eksik soruşturmayla yazılı şekilde hüküm tesisi,
Sonuç: Yasaya aykırı, sanıklar müdafiilerinin temyiz itirazları bu itibarları yerinde görüldüğünden 5320 Sayılı yasanın 8/1 inci maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMK.nın 321 inci maddesi uyarınca hükümlerin BOZULMASINA, 14.06.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy