(5252 S. K. m. 9) (5237 S. K. m. 53) (YCGK. 20.06.2006 T. 2006/10-124 E. 2006/165 K.)
Dava: Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Karar: Yapılan yargılamaya, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1) 5252 sayılı Türk Ceza Kanunun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9/3 üncü maddesi uyarınca suç tarihinde yürürlükte bulunan 765 sayılı Kanunla sonradan yürürlüğe giren 5237 sayılı Kanunun ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle lehe yasanın tespiti gerektiği cihetle, bu ilkelere uyulmadan ve adli para cezası olarak ne kadar ceza verileceği belirtilmeksizin uygulamalı karşılaştırma yapılmadan yazılı şekilde 5237 Sayılı Türk Ceza Kanununun lehe olduğunun kabulüyle hüküm kurulması,
2) Ceza Genel Kurulu'nun 20.06.2006 tarih 10-124-165 sayılı kararı gereğince, uyarlama yargılamasında kazanılmış hakkın söz konusu olamayacağı dikkate alınarak, uyarlama yargılaması sonucu kurulan hükümde sanık hakkında hürriyeti bağlayıcı cezayla birlikte ayrıca adli para cezasına da hükmedilmemesi suretiyle eksik ceza tayini,
3) Her iki yasa hükümleri gereğince hükümlüye tayin olunan hürriyeti bağlayıcı cezalar aynı ise de hükümlü hakkında 5237 Sayılı TCK.nun ilgili hükümleri uygulanırken alt sınırdan uzaklaşılarak adli para cezası tayini halinde ve aynı yasa gereğince 53 üncü maddede belirtilen hak yoksunluklarının uygulanması halinde 765 Sayılı TCK hükümlerinin sanık lehine olacağı gözetilmeden, yazılı şekilde uygulama yapılması,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş, hükümlü ve müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 Sayılı Yasanın 8/1 inci maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 Sayılı CMUK.nun 321 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA, 29.03.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy