(5237 S. K. m. 50, 52, 62, 157) (5271 S. K. m. 309)
Dava: Dolandırıcılık suçundan sanık H. A.'un, 5237 Sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 157/1, 62, 50/1-a ve 52. (iki defa) maddeleri uyarınca 5.000,00 Türk lirası ve 6.000,00 Türk lirası adli para cezalarıyla cezalandırılmasına dair Honaz Asliye Ceza Mahkemesi'nin 19.10.2011 tarihli ve 2010/274 esas, 2011/194 Sayılı karar aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 4.4.2013 gün ve 2012.5304.22264 sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 19.4.2013 gün ve 2013/131908 Sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede:
Dosya kapsamına göre, 5237 Sayılı Kanun'un 157/1. maddesinde, Hileli davranışlarla bir kimseyi aldatıp, onun veya başkasının zararına olarak, kendisine veya başkasına bir yarar sağlayan kişiye bir yıldan beş yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adli para cezası verilir, aynı Kanun'un 52/1. maddesinde ise, Adli para cezası, beş günden az ve kanunda aksine hüküm bulunmayan hallerde yediyüzotuz günden fazla olmamak üzere belirlenen tam gün sayısının, bir gün karşılığı olarak takdir edilen miktarla çarpılması suretiyle hesaplanan meblağın hükümlü tarafından Devlet Hazinesine ödenmesinden ibarettir. hükümlerinin yer alması karşısında, sanık hakkında hapis cezası alt sınırdan tayin edildiği halde, herhangi bir teşdit sebebi ve farklı uygulamanın gerekçesi gösterilmeden adli para cezasının alt sınırın üzerinde belirlenerek çelişkili uygulama yapılmasında isabet görülmediğinden 5271 Sayılı C.M.K.nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
Gereği düşünüldü:
Karar: Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 2007/10-108 esas, 2007/152 karar sayılı ilamında da açıklandığı gibi yasa koyucunun hapis cezasının yanında ayrıca adli para cezası öngördüğü suçlarda, hapis cezasının alt sınırdan tayini halinde mutlak surette adli para cezasının da alt sınırdan tayini gerektiği yönünde bir zorunluluk bulunmamakta ise de, bunun gerekçelerinin gösterilmesi, dayanılan gerekçelerin yasal olması ve dosya içeriğiyle örtüşmesi gerektiği halde mahkemece suçun niteliğine ve işleniş biçimine göre takdiren ve para cezasına teşdiden denilerek hapis cezası alt sınırdan tayin edilmesine rağmen ayrıca gerekçe gösterilmeden adli para cezasının alt sınırın üzerinde tayin edilmek, suretiyle çelişkiye düşülmesinin,
Sonuç: Usul ve yasaya aykırı bulunduğunun anlaşılması karşısında, Kanun yararına bozma istemine atfen düzenlenen ihbarname içeriği bu itibarla yerinde görüldüğünden, Honaz Asliye Ceza Mahkemesi'nin 19.10.2011 gün ve 2010/274 esas, 2011/194 Sayılı kararın C.M.K.nın 309. maddesinin 4. fıkrasının d bendi uyarınca bozulmasına, bozma nedenine göre, sanık hakkında dolandırıcılıktan T.C.K.nın 157/1, 62, ve 52/2 maddelerine göre kurulan hükümde adli para cezasına dair uygulamaların çıkartılarak, yerine, sırasıyla 5 gün, 4 gün ve 80. TL adli para cezası olarak eklenmesine, infazın bu miktarlar üzerinden yapılmasına, hükümdeki diğer hususların aynen bırakılmasına, 03.06.2013 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy