(5941 S. K. m. 5) (5271 S. K. m. 309)
Dava: Karşılıksız çek keşide etmek suçundan sanık Ö. S.'ın, 3167 Sayılı Çekle Ödemelerin Düzenlenmesi ve Çek Hamillerinin Korunması Hakkında Kanun'un 16/1. maddesi uyarınca, 10.250,00 Türk lirası adli para cezasıyla cezalandırılmasına dair Kırkağaç Asliye Ceza Mahkemesi'nin 26.11.2008 tarihli ve 2008/29 esas, 2008/329 Sayılı kararının temyiz edilmesini müteakip, 3.2.2012 tarihli ve 28193 (mükerrer) sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6273 Sayılı Çek Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 3. maddesiyle değişik 5941 Sayılı Çek Kanunun 5/1. maddesi uyarınca sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesi bakımından Yargıtay 15. Ceza Dairesince 20.02.2012 tarihli ve 2011/28918 esas, 2012/8881 karar sayılı ilamıyla dosyanın iade edilmesi üzerine, sanığın beraatine, çek düzenleme ve çek hesabı açmaktan yasaklanmasına, yargılama giderinin sanıktan tahsiline ve katılan lehine vekalet ücretine hükmedilmesine dair aynı Mahkemenin 16.03.2012 tarihli ve 2012/82 esas, 2012/27 Sayılı kararına yapılan itirazın kısmen kabulüyle yargılama giderinin sanıktan tahsili ve katılan lehine vekalet ücretine hükmedilmesi kısmının hükümden çıkarılmasına dair mercii Akhisar Ağır Ceza Mahkemesi'nin 22.6.2012 tarihli ve 2012/485 değişik iş sayılı karar aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 4.4.2013 gün ve 2012.5349.22363 sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 19.4.2013 gün ve 2013/131910 Sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
Dosya kapsamına göre; sanık müdafinin temyiz dilekçesinde, sanığın kimlik bilgilerinin kullanılarak sahte nüfus cüzdanıyla adına çek hesabı açıldığını, bu şekilde alınan çek karnelerinin sahte imzayla kullanıldığını, çekteki imzanın sanığa ait olmadığını ve sahtecilik yapanlar hakkında Eyüp Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulduğunu belirtmesi karşısında, söz konusu soruşturmanın sonucunun araştırılması, sanığın başka amaçla atılmış samimi imzalarını içeren belgeler getirtildikten sonra, suça konu çekteki ve hesap açılırken muhatap bankaca düzenlenen belgelerdeki yazı, rakam ve imzaların sanığın eli ürünü olup olmadığı hususunda, uzman bir kurum veya kuruluşa bilirkişi incelemesi yaptırılarak sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerektiği gözetilmeden itirazın bu yönden de kabulü gerekirken yazılı şekilde kurulmasında isabet görülmediğinden 5271 Sayılı C.M.K.nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
Gereği düşünüldü:
Karar ve Sonuç: Kanun yararına bozmaya atfen düzenlenen ihbarnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden; Akhisar Ağır Ceza Mahkemesi'nin 22.6.2012 tarih ve 2012/485 D. İş sayılı kararının 5271 Sayılı C.M.K.nın 309. maddesi gereğince, BOZULMASINA, müteakip işlemlerin mahkemesince yerine getirilmesine, 03.06.2013 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy