(5237 S. K. m. 151)
Dava ve Karar: Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Mala zarar verme suçu başkasının mülkiyetinde bulunan taşınır veya taşınmaz malın kısmen veya tamamen yıkılması, tahrip edilmesi, yok edilmesi, bozulması kullanılamaz hale getirilmesi veya kirletilmesiyle oluşur. Bu bakımdan, söz konusu suç seçimlik hareketli bir suçtur. Yıkma, yalnızca taşınmazlar için söz konusudur. Taşınmazın önceki kullanış biçimine uygun olarak bir daha kullanılamaz duruma getirilmesini ifade eder. Yok etme, suça konu şeyin maddi varlığını ortadan kaldırmaktır. Bozma, suça konu şeyin, amacına uygun olarak kullanılması olanağını ortadan kaldırmaktır. Kirletme, başkasının binasının duvarına yazı yazmak, resim yapmak, afiş ve ilan yapıştırmak şeklinde gerçekleştirilmektedir.
Sanığın, tanık A.'yla gayri resmi olarak birlikte yaşadığı, tanık A.'nun müşteki tarafından telefonla rahatsız edilmesinden dolayı sanıkla müşteki arasında husumet olduğu, bu konuda A.'nun Cumhuriyet Savcılığına şikayetinin bulunduğu ve olay günü bu şikayetle ilgili ifade vermek üzere sanık, müşteki ve A.'nun adliye önünde karşılaştıkları, tarafların savcılık ifadesinden sonra şikayetle alakalı konuyu konuşmak üzere beraberce sanığın evine gittikleri, burada çay içip konuştukları esnada müştekinin A.'ya telefonunda bulunan cinsel içerikli resimler göstermeye çalıştığı, sanığın bu durumu fark etmesi üzerine müştekiyi yaraladığı ve cep telefonunu duvara atarak kırdığı, bu şekilde mala zarar verme ve yaralama suçlarını işlediğinin iddia edildiği olayda, müştekinin hazırlık anlatımında, sanığın evine zorla gittiğini, evde oturup konuşmaya başladıklarında sanığın kendisinden telefonunu istediği, senin yüzünden işe gidemedim alacağım para yerine bana telefonu vereceksin dediği, telefonu vermek istemeyince, sanığın ve kardeşinin kendisine vurmaya başladığını bunun üzerine telefonu masanın üzerine bırakmak zorunda kaldığını, telefonu iade etmediklerini beyan etmesi karşısında, eylemin yağma suçunu oluşturup oluşturmayacağı hususunda delillerin taktiri ve değerlendirilmesi görevinin üst dereceli Ağır Ceza Mahkemesine ait olduğundan görevsizlik kararı verilmesi gerektiği gözetilmeden yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 Sayılı Yasanın 8/1 inci maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 Sayılı CMUK.nun 321 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA, aynı yasanın 326/son maddesi uyarınca cezanın miktarı itibariyle kazanılmış hakkın gözetilmesine, 05.06.2013 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy