(5237 S. K. m. 64, 142, 151, 152, 168) (5395 S. K. m. 35)
Dava ve Karar: Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
02.08.2005 tarih ve 25894 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Bakanlar Kurulu'nun 25.07.2005 gün ve 2005/9146 sayılı kararı uyarınca 14.11.2005 tarihli hisse satış sözleşmesi ile Ojer Telekomünikasyon A.Ş.'ne satılarak özelleştirilen ve bu nedenle inceleme tarihi itibariyle özel hukuk hükümlerine tabi olduğu anlaşılan Türk Telekom A.Ş.'nin mülkiyetinde olup, faal olarak haberleşmede kullanılmayan, Türk Telekom A.Ş.'nin bahçesinde bulunan telefon tellerinin, çalınması eyleminin 5237 sayılı TCK'nın 142/1-b maddesine uyduğu halde TCK'nın 142/1-a maddesi ile uygulama yapılması sonuca etkili olmadığından, 5237 sayılı TCK'nın mal varlığına yönelik bazı suçlarda etkin pişmanlığı düzenleyen 168. maddesinde, failin, azmettirenin veya yardım edenin etkin pişmanlık göstererek mağdurun uğradığı zararı aynen geri verme ya da tazmin suretiyle tamamen gidermesi halinde mağdurun rızası aranmaksızın, kısmi geri verme veya tazmin halinde ise mağdurun rıza göstermesi koşuluyla ve etkin pişmanlığın gerçekleştiği yargılama aşaması dikkate alınarak ceza indirimi öngörülmüş, öte yandan aynen geri verme veya tazmin tedbiri aynı Kanunun 50/1. maddesinde hapis cezasına seçenek yaptırımlar arasında gösterilmiş ise de, yasal bir indirim nedeninin, bundan yararlanmama iradesini ortaya koyan failin cezasını etkisiz kılacak biçimde aynen tazmin tedbirine dönüştürülmesinin mümkün olmadığı, böyle bir uygulamanın mağdurun zararını soruşturma veya kovuşturma aşamalarında gidermeyen faillere yeni bir olanak tanırken, soruşturma veya kovuşturma aşamalarında zararı ödeyen sanık aleyhine ve adalete aykırı bir sonuç doğuracağı, maddenin düzenleniş amacının da bu şekilde yorumlanamayacağı gözetilmeden, etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanmayan suça sürüklenen çocuk hakkında mala zarar verme ve hırsızlık suçlarından verilen 8 ay ve 4 ay 10 gün hapis cezasının TCK' nın 50/1-b maddesi uyarınca kamunun uğradığı zararın giderilmesi tedbirine dönüştürülemeyeceğinin gözetilmemesi aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Mala zarar verme suçu başkasının mülkiyetinde bulunan taşınır veya taşınmaz malın kısmen veya tamamen yıkılması, tahrip edilmesi, yok edilmesi, bozulması kullanılamaz hale getirilmesi veya kirletilmesiyle oluşur. Bu bakımdan, söz konusu suç, seçimlik hareketli bir suçtur. Yıkma yalnızca taşınmazlar için söz konusudur. Taşınmazın önceki kullanış biçimine uygun olarak bir daha kullanılamaz duruma getirilmesini ifade eder. Yok etme suça konu şeyin maddi varlığını ortadan kaldırmaktır. Bozma suça konu şeyin amacına uygun olarak kullanılması olanağını ortadan kaldırmaktır. Kirletme başkasının binasının duvarına yazı yazmak, resim yapmak, afiş ve ilan yapıştırmak şeklinde gerçekleştirilmektedir.
Somut olayda, suça sürüklenen çocukların Türk Telekom A.Ş'nin Tekser mevkiinde bulunan binasının bahçesinde tel örgü içerisinde muhafaza edilen hurdaya ayrılmış kabloları çalmak için tel örgüyü tahrip ederek binanın bahçesine girdiği, kabloları telden dışarı atmaya başladıkları sırada olay yerinde nöbet tutmakta olan tanık D. B.'in kendilerini fark etmesi üzerine kaçmaya başladıkları, emniyet müdürlüğü görevlileri tarafından yapılan takip sonucu yakalandıkları iddia edilen olayda;
A- Suça sürüklenen çocuk T. E. hakkında kamu malına zarar verme ve nitelikli hırsızlık suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyiz incelemesinde;
Suça sürüklenen çocuğun hüküm tarihinden sonra, 14.09.2011 tarihinde vefat ettiğinin UYAP'tan temin edilen nüfus kaydından anlaşılması karşısında; hakkında açılan kamu davasının 5237 sayılı TCK'nın 64/1. maddesi uyarınca düşürülmesine karar verilmesinde zorunluluk bulunması,
B- Suça sürüklenen çocuk A. A. hakkında kamu malına zarar verme ve nitelikli hırsızlık suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyiz incelemesinde;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre; yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1-Hırsızlık suçundan kurulan hükümle ilgili olarak; suçun teşebbüs aşamasında kaldığı ve zararın bulunmadığının anlaşılması karşısında zararın giderilmediği gerekçe gösterilerek CMK'nın 231. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
2- Kamu malına zarar verme suçundan kurulan hükümle ilgili olarak; 02.08.2005 tarih ve 25894 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Bakanlar Kurulu'nun 25.07.2005 gün ve 2005/9146 sayılı kararı uyarınca 14.11.2005 tarihli hisse satış sözleşmesi ile Ojer Telekomünikasyon A.Ş.'ne satılarak özelleştirilen ve bu nedenle inceleme tarihi itibariyle özel hukuk hükümlerine tabi olduğu anlaşılan Türk Telekom A.Ş.'nin mülkiyetinde tel örgülere zarar verilmesi eyleminin TCK'nın 151/1. maddesinde düzenlenen suçu oluşturacağı hukuki durumunun buna göre takdir ve tayini gerektiği gözetilmeden anılan Kanunun 152/1-a maddesinden hüküm kurulması,
3-5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu'nun 35. maddesi uyarınca; fiil işlendiği sırada 18 yaşından küçük çocukların işledikleri fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama ve bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinin olup olmadığının takdiri bakımından, sosyal yönden inceleme yaptırılmasının gerekli olduğu, aynı maddenin 3. fıkrasında ise mahkemece sosyal inceleme raporuna gerek görülmediği takdirde ise, gerekçesinin kararda gösterilmesinin zorunlu olduğu gözetilmeden yazılı şekilde hüküm tesis edilmesi,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuklar müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebepten dolayı 5320 Sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 25.06.2013 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)